Konu, otobüs veya TIR sürme gibi oyunlar olduğu zaman PC platformu adeta parlıyor. OMSI 2: Steam Edition, Euro Truck Simulator 2, American Truck Simulator, Motor Town: Behind the Wheel ve daha çok fazla oyun var bu tip araçları sürebileceğiniz. Fakat konsol tarafındaki opsiyonlar ne yazık ki mobil oyun seviyesindeki deneyimlerden öteye gidemiyor. Sanırım buradaki en iyi opsiyonumuz rakipsiz bir şekilde Bus Simulator 21 idi ama o da oldukça eskidi. Bu yüzden, 2026 yılında çıkacak olan otobüs zevkim için Bus Bound, TIR zevkim için de Road Kings oyunları için oldukça heyecanlıyım. İşte o iki oyundan birisi, birkaç gün önce çıkışını gerçekleştirdi.
Konsollarda doğru düzgün bir otobüs ve TIR oyunu olmaması beni Bus Bound oyununa da temkinli bir şekilde yaklaştırdı ama en sonunda dayanamadım ve Deluxe sürümünü satın alarak, PlayStation 5 Pro konsolumda bu deneyime başladım. Her şeyden önce sanıyorum ki bu oyunun konsollar üzerindeki olumsuz noktasından bahsederek başlamak istiyorum. Bunun sebebi, bence oyunun çok büyük iki problemi var ve geriye kalan şeyler gayet olumlu. Bu problemlerden en önemlisi, ne yazık ki görsel performansı. Bus Bound, PlayStation 5 Pro konsolunda Kalite modunda kilitli bir şekilde, 60 FPS olarak çalışıyor. Burada sorun yok ama Kalite modunda kalite yok…

Bus Bound, hangi çözünürlük yükseltme teknolojisini kullanıyor, bilmiyorum ama bu teknoloji oyunu inanılmaz görüntü kirliliği olan bir deneyime dönüştürüyor. Yani, Film Grain efektinin %100 yerine %500 olarak ayarlanmış hali gibi filan düşünün. Ekranda nereye bakarsanız bakın bir karıncalanma ve titreme problemi var. Bu da tahmin ediyorum ki oyunun çok düşük bir çözünürlükten, çok yüksek bir çözünürlüğe başarısız bir şekilde yükseltilmeye çalışmasından kaynaklanıyor. Oyundaki tek teknik problemin bu olması ise beni üzüyor; Astragon ve TML Studios şirketlerinin rakip oyunlarında böyle problemler yok ama onun yerine sayısız can sıkıcı hata ve çirkin bir genel görsellik var.
Bir diğer problem ise Bus Bound dünyasının içerisindeki tek otobüsün siz olmanız. Yani, terminalde filan park etmiş otobüsler var fakat yapay zeka olarak trafikteki tek otobüs sizsiniz. Sizin haricinizdeki herkes araba kullanıyor. Bu da oyunun dünyasını biraz garip kılıyor. Bu arada, Bus Bound, direkt olarak ağır bir otobüs kullanma simülasyonu değil kesinlikle. Yani, bu oyunun rakip olmaya çalıştığı hedefler The Bus veya OMSI 2: Steam Edition filan değil. Bu oyun daha rahat, biraz daha arcade tarafında olmaya çalışan bir otobüs sürme deneyimi hedefliyor ve bunu başarıyor. Ben şahsen bu oyunun dünyasında otobüs kullanmaktan çok zevk aldım.

Bus Bound oyununun vermiş olduğu zevki en son Bus Simulator 21 ile almıştım açıkçası. Bu oyunun en iyi yaptığı şey kesinlikle içerik ve ilerleme hissi. Oyunda, toplu taşıma ile ilişkisini neredeyse tamamen kesmiş bir kasaba, Amberville, görüyoruz. Biz ise hayatta kalmayı başaran son otobüs olarak insanlara toplu taşımayı tekrardan sevdiriyoruz ve bu, oyunun dünyasında da hissediliyor. Oyundaki otobüs durakları ilerledikçe açılıyor ve zamanla bölgeler de seviye atlıyor. Bu olaylar yaşandıkça şehirdeki yollar ve çevreler çok daha otobüs ve yürüyen halk dostu oluyor. Her bölge, birden fazla kez seviye atlayıp, birden fazla kez şekil değiştiriyor ve bu şahane bir ilerleme hissi.
Bus Bound içerisinde 18 adet otobüs var. Bunların arasında bir adet ufak otobüs, bir adet çift katlı otobüs, elektrikli otobüsler ve daha fazlası yer alıyor. Çeşitlilik var yani. Eğer yanlış hatırlamıyorsam 6 farklı otobüsün kilidi açık bir şekilde oyuna başlıyorsunuz. Amacınız, çok iyi bir şekilde otobüs kullanarak yolculardan puan toplamak. Bu puanlar, duraklarda durduğunuz zaman otomatik olarak o duraklara işliyor. Duraklar seviye atladıkça da yeni ögelerin (yeni duraklar, otobüsler, daha fazla hat imkanı vb.) kilidini açıyor. Bir bölgeye ait duraklar yeteri kadar seviye atlayınca da o bölge seviye atlıyor. İşte o zaman o bölge daha otobüs ve halk dostu hale geliyor.

Aynı ilerleme sistemi aslında otobüsler üzerinde de var. Duraklarda kusursuz bir şekilde durarak ve yeteri kadar beğeni toplayarak filan otobüslerde de görev tamamlayıp, altın yıldızlar kazanıyorsunuz ama ben daha onların herhangi bir ödül verdiğini görmedim. Otobüslerin renklerini ve desenlerini özelleştirebilmeniz mümkün ama bunlardaki kilitli ögeler hediye olarak duraklardan geliyor. Otobüslerdeki sistem tamamen uzmanlık gibi görünüyor ve ödül vermiyor. Çok da problem değil açıkçası; oyun size bir hat daha sürmeniz için yeteri kadar sebep veriyor bence. Yeni durakları açmak için çalışmak benim için yeterince güzel ve ideal bir sistem.
Bu arada, haritanın tamamı anında açık olmuyor. Kasabanın ana bölgesi sizin ilk alanınız. Daha sonra kasabanın ikinci kısmı, biraz daha dış tarafta, nehrin öteki kısmında. Bir de onun da ötesinde, daha da dışarıda, ikinci bir nehrin ötesinde son bölge bulunuyor. Sanırım orada tek bir bölge var, emin değilim, henüz kendisini açmadım. Harita büyüklüğü ve yollar ise bence gayet güzel. Şöyle söyleyeyim, oyunun ilk ana bölgesinde, yani nehrin sizin olduğunuz kısmında 1 büyük tur atmak 15 dakika civarı sürüyor. Ben tahmin ediyorum ki diğer bölgelerin de devreye girmesi ise çok daha uzun süren hatlar/turlar yapabilmek mümkün olacak, belki 30-40 dakika civarına çıkabilir.

Bus Bound, oynanış tarafında biraz daha arcade havası bulunduruyor. Otobüs bence kendi ağırlığına sahip. Dönüşlerde, gazda, frende filan dikkat etmek gerekiyor ama bilet kesmek, para üstü vermek ve benzeri şeyler yok. Hatta, kapıyı açıp, kapatma bile gayet kolay, tek bir buton ile yapılabiliyor ama eğer isterseniz her bir kapıyı manüel olarak açabiliyorsunuz ve birkaç özellik ile oynayabiliyorsunuz. Otobüsün sürücü koltuğunda otururken önünüzde bulunan butonların 4’de 1’i filan çalışıyor. Yolcu taşırken ise dikkatli olmanız gerekiyor. Duraklara zamanında varmalı, Stop levhalarında durmalı, kaza yapmamalı, ani fren yapmamalısınız.
Ben açıkçası bu kadar geniş bir kitleye lanse edilen bir video oyununun zaten ağır simülasyon olmasını filan beklemiyordum. Aynı şey Road Kings için de geçerli. Bu yüzden bazı oyuncular hayal kırıklığına uğradı ama ben Bus Bound oyunundan memnun kaldım. Hatta, muhtemelen Bus Simulator 27 çıkana kadar da kendisini aktif bir şekilde oynamaya devam edeceğim. Sadece, keşke oyuna daha aktif bir içerik ve güncelleme desteği gelseymiş diyorum. Oyun çıktığından beri hiçbir hata düzeltme ve iyileştirme güncellemesi gelmedi. Oyunun bu yılki içerik planı da ufak bir harita genişlemesi, yeni bir oyun modu ve 2 yeni otobüs olarak açıklandı. Bana yetersiz geldi.

Sunum tarafında ise Bus Bound oyununun görsel durumundan bahsetmiştim. Bunun haricinde, oyunun dünyası bence güzel tasarlanmış. Şoför koltuğuna oturunca karşınıza aldığınız kabin de güzel. Sesler de fena değil. Performans tarafında da oyun gayet stabil bir 60 FPS olarak çalışıyor ve teknik olarak hiçbir hata görmedim. Dediğim gibi Bus Bound oyununun bu noktadaki en büyük sıkıntısı, görsel taraftaki karıncalanma/bozukluk. O, öyle bir problem ki gerçekten oyunun %100 olacak zevkini, %70’e filan çekmeyi başarıyor. Umuyorum ki bu konuda bir şeyler yapılabilir. Bir de sokaklarda aktif çalışan otobüsler görebilsek, daha da şahane olacak.
Durumu özetlemek gerekirse Bus Bound, tamamen simülasyon istemeyen oyuncular için ideal bir oyun. Trafikte biraz daha rastgelelik olsa, yapay zeka otobüsler olsa ve görsellik daha net olsa karşımıza bence kusursuza yakın bir oyun duracak. Umuyorum ki oyunun geliştirici ekibi, sık bir şekilde oyunu hem hata düzeltmeleri, hem iyileştirmeler, hem de içeriklerle günceller. Aksi taktirde, özellikle PC tarafında Bus Bound yerine geçebilecek çok fazla yapıt var. Konsollarda ise durum tartışılır. Bence, Bus Simulator 27 gelene kadar en iyisi Bus Bound. Astragon ve TML Studios şirketlerinin canları sıkıldıkça piyasaya sürdüğü kopya oyunlar beni çok sıktı – Bus Simulator hariç.





