Forever Skies, hayatta kalma türüne havadan yepyeni bir bakış açısı kazandıran bir yapım. Pek çok survival oyununda klasik olarak toprağa basar, barınak kurar, kaynak toplar ve yavaş yavaş gelişirsiniz ama Forever Skies, bu geleneksel yapıdan sıyrılarak size uçan bir hava gemisi sunuyor; yani, eviniz ve üssünüz, gökyüzünde süzülen bir platform haline geliyor. Oyunun merkezine konumlandırılan bu konsept, keşif ve yapı inşa süreçlerine tamamen farklı bir tat katıyor.

Oyunun geçtiği dünya, endüstri ve doğanın birleşimiyle mahvolmuş bir kıyamet sonrası Dünya. Elinizde sadece kıyafetinize entegre edilmiş bir üç boyutlu yazıcıyla başladığınız bu macerada, bir yandan gezegenden kurtulmanın yollarını ararken diğer yandan da geride kalan insanların hikâyelerini keşfediyorsunuz. Bu anlatım tarzı, oyuncuya hem kişisel hem de çevresel ölçekte bir merak duygusu yaratıyor. Her not, her kalıntı, geçmişe dair ufak ama etkileyici bir pencere açıyor.

Oyunun gerçek yıldızı ise hiç şüphesiz hava gemisi. Bu gemi, hem ulaşım aracınız hem de üssünüz olarak hizmet veriyor. Geminizi modüllerle geliştirebilir, dış duvarlara türbinler takabilir, iç mekanlara üretim istasyonları, su arıtma sistemleri ve araştırma panelleri kurabilirsiniz. Bu yapı yalnızca fonksiyonel değil, aynı zamanda tamamen size özel tasarlanabiliyor. Bu da oyunculara Forever Skies içerisinde hem teknik hem estetik anlamda özgürlük sunuyor.

Keşif süreci, Forever Skies içerisinde oldukça ödüllendirici. Valheim gibi klasik survival oyunlarında üsse dönüş mesafesi önemli bir faktördür; uzun seyahatler riskli olabilir ama bu video oyununda üs sürekli yanınızda olduğu için bu endişe ortadan kalkıyor. Bu da sizi daha cesur ve daha serbest bir şekilde keşfe yönlendiriyor. Üstelik keşif sadece kaynak bulmakla sınırlı değil; yeni mavi baskılar (blueprint), hikaye parçaları ve özel yapı bileşenleriyle zenginleştiriliyor.

Forever Skies incelemesi

Forever Skies oyununun inşa sistemi de türün diğer örneklerinden daha kullanıcı dostu bir yapıya sahip. Bireysel zemin, duvar ve çatı döşemek yerine otomatik 3×3’lük oda modülleriyle yapı kurabiliyorsunuz. Bu sistem hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de dikey inşaya olanak tanıyor. Odanızı genişletmek, kat çıkmak ya da farklı birimler eklemek oldukça sezgisel. Bu sistem sayesinde karmaşık üsler veya yaratıcı hava gemileri tasarlamak çocuk oyuncağına dönüşüyor.

Forever Skies isimli bu video oyununun kaynak toplama kısmı da nispeten basit. Temel yapı malzemeleri olan metal ve sentetik maddeler, çoğunlukla gezdiğiniz yapılarda bolca bulunuyor. Bu da, sizin (veya benim) inşa sürecinde sıkışıp kalmamasını sağlıyor. Üstelik bu kaynaklara ulaşmak için çok fazla vakit harcamanıza gerek kalmıyor; uzaktan bile toplayabiliyorsunuz. Oynanışın akıcı kalmasında bu erişilebilirlik çok ama çok önemli bir rol oynuyor.

Ancak ne yazık ki oyunun bu kadar güçlü olan bu yönleri, diğer mekaniklerin zayıflığını da göz önüne seriyor. Özellikle dövüş sistemi oldukça sığ kalıyor. Oyunun ilk saatlerinde karşılaşacağınız tehditler son derece cılız ve kolayca bertaraf edilebiliyor. İlerleyen saatlerde yeni silahlar gelse de savaş mekaniği asla tatmin edici bir seviyeye ulaşamıyor. Sanki savaş sistemi, tasarım aşamasında sadece “olsa iyi olur” diye eklenmiş gibi ve bu yüzden tatmin etmiyor.

Benzer bir sorun da hayatta kalma sisteminde mevcut. Açlık, susuzluk ve enerji gibi temel ihtiyaçlar sistemde var ama çok az zorluk sunuyorlar. Yiyecek ve su oldukça bol; enerji ise bir yatak yaptıktan sonra kolayca yenilenebiliyor. Bu durum survival temasının gerilimini düşürüyor. Örneğin, Valheim gibi oyunlarda yiyecekler farklı avantajlar sağlarken, Forever Skies içerisinde bu tarz derinlikli bir etkileşimden eser yok. Bu da hayatta kalma deneyimini ucuzlaştırıyor.

Forever Skies incelemesi

Forever Skies, aslında Subnautica ve Raft gibi oyunların oluşturduğu bir alt türün üyesi olarak değerlendirilebilir. Ana odağını açık dünya keşfi ve kişisel üs inşası üzerine kuran bu oyunlar gibi, Forever Skies da keşif motivasyonunu güçlü tutarak oyuncuyu ileriye taşıyor. Hikâye ise derin olmasa da atmosferi destekleyecek kadar ilgi çekici. Kaybolmuş notlar, terk edilmiş yapılar ve çevre anlatımıyla oyuncunun merakını canlı tutmayı başarıyor.

Görsel tasarımı da bu atmosferi destekliyor. Gökyüzünde süzülen geminizin altındaki sisli dünya, yıkılmış binalar ve doğanın geri aldığı yapılarla etkileyici bir manzara sunuyor. Oyunun renk paleti, post-apokaliptik temaya uygun biçimde soluk ama kontrastlı. Bu estetik tercihler, oyun boyunca sürekli bir yalnızlık hissi yaratarak temayla uyumlu bir atmosfer sunuyor.

Bütün bunlara rağmen Forever Skies isimli bu yapıtın bazı eksikleri, genel deneyimin önüne geçmiyor. Yapım, farklı bir şey denemeye çalışan ve bunu görsel, yapısal ve anlatımsal olarak çoğu yerde başaran bir oyun. Özellikle de hava gemisi mekaniği, diğer hayatta kalma oyunlarına karşı en büyük farkı yaratıyor. Bu sistemin üzerine kurulmuş oyun döngüsü ise yeterince güçlü; keşif ve inşa elementleri birlikte keyifli bir deneyim sunuyor eğer bana soracak olursanız.

Sonuç olarak, Forever Skies, hayatta kalma türünün yorgun formüllerine yeni bir nefes katıyor. Savaş sistemi ve hayatta kalma mekanikleri yüzeysel kalsa da, hava gemisi üzerine kurulu yapı, keşif ve inşa süreci ile oyuncuyu içine çekiyor. Subnautica tarzı anlatımlı keşif oyunlarını sevenler için son derece tatmin edici bir alternatif. Teknik bazı rötuşlarla ve içerik güncellemeleriyle, bu oyunun potansiyeli çok daha fazlasına ulaşabilir.

Forever Skies incelemesi
Forever Skies
Olumlu
Yenilikçi hava gemisi konsepti.
Modüler ve pratik inşa sistemi.
Keşif odaklı oynanış.
Kullanıcı dostu kaynak toplama sistemi.
Estetik açıdan etkileyici atmosfer.
Olumsuz
Savaş sistemi çok yüzeysel.
Hayatta kalma unsurları fazla kolay.
Düşük tekrar oynanabilirlik.
Anlatım yoğunluğu zayıf.
7

Etiketler: