The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back incelemesi

AJ, Clementine ve diğer çocuklar, sonunda mutlu bir son yaşayabildi mi?

Takvimlerde 24 Nisan 2012 göründüğü zaman Telltale Games, ilk The Walking Dead bölümü ile oyunculara Lee ve Clementine ikilisini sunmuştu. O günden, günümüze kadar 7-8 sene geçti ve The Walking Dead serisi, The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back ile sonlandı. Peki, nasıl sonlandı bu dev hikaye?

Son bölüm hakkında sizlere düşüncelerimi sunacağım, bölümü anlatacağım ama ondan önce küçük bir uyarı yapmam gerekecek. Tahmin edebileceğiniz gibi bu inceleme yazımda, oyunun hikayesi hakkında bolca konuşacağım. Bu yüzden de eğer bahsedeceğim bölümü henüz oynamadıysanız, öncelikle oynamanızı, ardından inceleme yazıma geri dönmenizi öneriyorum.

The Walking Dead The Final Season
Büyük final için Clementine kesinlikle hazır.

Aksiyona, kaldığımız yerden devam ediyoruz

The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back, üçüncü bölümün sonundan hemen sonra başlıyor. Yani, üzerinde bulunduğumuz gemi, zombi dolu bir nehre veya sahile doğru düşmek üzere. AJ ile Clementine ise bu gemiden kaçmaya çalışıyor. Bu kaçış anlarından birkaç sahne sonra öğreniyoruz ki patlayan gemiden herkes sağ bir şekilde kaçmayı başarmış.

Final bölümün ilk sahnelerinde sert bir darbe yeyip, sevilen bir karakterin ısırılması veya direkt olarak ölmesi, aslında benim tahmin ettiğim bir şeydi ve bunun yaşanmamasına sevindim. Zaten sonradan anlıyoruz ki ilk bölümlerdeki bu bol kan eksikliğinin sebebi, sadece birkaç bölüm sonrasında yatıyormuş.

Yalnız, bu bölümden önce Clementine yerine AJ’in tüm sezonu özetlemesi oldukça güzel bir detaydı. Tam olarak hatırlayamıyorum, daha maceramı yeni tamamladım ve direkt inceleme yazısına başladım ama sanırım üçüncü bölümde de AJ özetlemişti tüm sezonu. Öyle değil miydi? Neyse, bu zaten gereksiz bir düşünceydi. Sesli ve yazarak düşünmek istedim nedense…

İlk sahnelere tekrar dönecek olursak, oldukça hoş bir andan bahsetmek istiyorum. Geminin patlamasından sonra sahile çıkıyoruz ve orada karşımıza Lilly, kaçar bir şekilde çıkıyor. Evet, üçüncü bölümde ben AJ’in Lilly’yi öldürmesini istememiştim. Neyse, bu sahnede ben Lilly’yi ezdikçe ezdim ama aynı zamanda kendisine ok atma şansım da vardı. Tabii isabet ettirebilir miydik, bilemiyorum ama Lilly, utanmış bir şekilde oyunu terk etti. Lilly ile Clementine arasında geçen bu anı, ben gerçekten çok sevdim ve oyunun ilk yarısında hoşuma giden sahnelerden biri oldu kendisi.

The Walking Dead The Final Season
Lilly, fiziksel bir darbe almadan yine kurtuldu.

Clementine ardından, Minerva bu bölümün en iyisi olabilir

Lilly ve Clementine arasında geçen başarılı bir sahne ardından Skybound Entertainment, bu bölümün belki de Clementine ve AJ ikilisinden sonra en başarılı görünen karakterlerinden bir tanesini geliştirmeye başlıyor. Sahildeki zombi ordusundan kaçmaya çalışırken, tüm arkadaşlarımızın hayatta olduğunu öğreniyoruz ve bu sırada birkaç zombi ve Lilly’nin takımındaki bazı insanları da öldürüyoruz. İşte bu sırada karşımıza Minerva çıkıyor.

Minerva, bizi görünce tahmin edebileceğiniz gibi çıldırıyor; kendisinin de içerisinde bulunduğu grubu yerle bir ettik. Kendisi bize ateş etmeye çalışıyor, el bombası atmaya çalışıyor ama sonucunda zombiler onu hem elinden, hem de yanağından ısırıyor. Bu sırada Minerva, yanağının bir kısmını kaybediyor. Yalnız bu noktada kendisi ölmüyor ve zombilerle savaşa savaşa geri kaçıyor. Kendisinin geri dönüşü kesinlikle çok güzel olacak.

Tüm bunlar yaşanırken AJ, Clementine ve Tennessee, gruptan ellerinde olmayan sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda kalıyor. Üç karakter de kaçıyor ve bir mağaraya sığınıyor. Tabii zombiler de kısmen salak değil, mağaraya girmeye başlıyor. Yalnız mağara içerisinde iki önemli sahne gerçekleşiyor. Bunlardan ilki, aslında ikincisini tetikliyor. İlk sahne ise James ile alakalı.

Ben, üçüncü bölümün sonunda Lilly’yi hayatta tuttuğum için James ölmüştü ve mağaraya da ilk gelen zombilerden bir tanesi James oluyor. AJ ise James’e uzun uzun bakıyor, aslında onun gözlerinde hiçbir şeyin olmadığını, ölümden veya zombi olduktan sonra aslında hiçbir şeyin olmadığını anlıyor. İşte bu noktada, The Walking Dead: The Final Season oyununun ne kadar kompleks olduğu ortaya çıkıyor.

The Walking Dead The Final Season
James, böyle bir sonu kesinlikle hak etmiyordu.

AJ’in sadece küçük bir çocuk olduğunu unutmamak gerekiyor

Biraz önce de demiş olduğum gibi James’in ölü bakışları, AJ’e adeta gökten inen bir ışık gibi geliyor. AJ, ölümden sonra hiçbir şeyin olmadığını, James ve Clementine ikilisinin kendisine yalan söylediğini düşünüyor. Aslında pek yalan da düşünmüyor, çocuk haklı. Doğruya doğru, ben bu sezonun ilk bölümünden beri AJ’e net olarak ısınamadım ama bu sahnede kendisinin isyanı, Clementine’a vuruşu beni kendime getirdi: O daha zombilerden öncesini bilmeyen bir çocuk.

Clementine, final sezonu boyunca sürekli olarak AJ’in kafasını karıştıracak adımlar attı, cümleler kurdu. Sadece Clementine değil; zombiler, dostlarımız ve düşmanlarımız da bu küçük çocuğun kafasını karıştırdı ve AJ de sonunda isyan etti. Sürekli olarak düşündüğünü ilk bölümden beri söyleyen AJ, artık kendi kararlarını vereceğini belirtti. Tabii bundan birkaç cümle önce de kendisi öyle cümleler kurdu ki sanki katil olmak oldukça normal bir şeydi.

Bu noktada sadece Clementine değil, ben bile AJ’i yetiştiremediğimi düşündüm. Fakat burada tek suçlu oyunu oynayan kişi olarak ben değilim, Clementine değil; zombiler, dostlar, düşmanlar veya içerisinde bulunan dünya değil. Bu saymış olduğum her şey, AJ’e birçok farklı yönden geldiği için kendisi inanılmaz kompleks düşüncelerde. AJ’in kafa karışıklığından ötürü Clementine, kendisini başarısız ve çaresiz olarak görüyor. Ben de aynı şekilde ve bu sebepten ötürü senaryo yazarlarını tebrik etmek lazım.

The Walking Dead: The Final Season, genel anlamda başarılı bir şekilde yazılmış bir sezon idi ama The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back, aslında böylesine bir video oyununun ne kadar iyi yazılabileceğini gösterdi. En azından böyle bir video oyununun karakterler bakımından ne kadar karmaşık olabileceğini, kafa karıştırıcı olabileceğini gördük.

The Walking Dead The Final Season
İçindeki o katil lütfen içinde kalmaya devam etsin AJ.

The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back ile sadık kalmayı da öğrendik

Biraz önce söylemiştim, AJ artık bizi değil, kendi düşüncelerini dinleyecekti. Tabii ki kendisi oldukça sadık bir karakter olduğu için önce bizden izin istiyor. Açıkçası, bence AJ kendi başının çaresine bakabilecek kapasitede bir karakter ama yine de katil olmak ile alakalı kurduğu cümleler beni korkuttu. Dedim ki, “Muhtemelen Violet veya başka önemli bir karakter zorda kalacak ve AJ de herkesi kurtarmak için o karakterin kafasına sıkacak.” ve bu sebepten ötürü benim sözümden çıkmamasını söyledim. Benim tek amacım Violet’i korumaktı ama işte her şey göründüğü gibi değilmiş…

AJ, Clementine ve Tennessee, bir şekilde mağaradan çıkıyor ve burada da Violet bizi karşılıyor. Okula ulaşabilmek için bir köprüyü geçmemiz gerekiyor. Artık bu noktada neyin geleceğini görebiliyoruz herhalde. Köprüde sorun çıkacak, Violet’in başına bir şey gelecek ve biraz önce AJ’in benim sözümden çıkmaması gerektiği seçeneği devreye girecek, Violet kurtulacak… Keşke böyle olsaydı.

Köprüden önce Violet ile Clementine arasında yine hoş bir diyalog geçiyor. Okulun geleceği konuşuluyor, orasının nasıl bir ev olacağı tartışılıyor. Her şey güzel ama sonunda köprüye varıyoruz. Ne yazık ki karakterlerimizin karşıya atlaması gerekiyor ve işte tam da bu noktada, Clementine ve AJ hariç, bu bölümün en iyi karakteri geri geliyor: Minerva.

Never Mind the Darkness’ı söyleyerek, bir zombi ordusu ile artık kısmen zombi olmuş Minerva, elindeki baltası ve tabancası ile üstümüze geliyor. Minerva’nın amacı sadece kardeşini, Tennessee’yi almak. Tennessee de ne yazık ki biraz saf ve kendisinin saflığından ötürü işler yine karışıyor. Tennessee zaten bizim başımızı ikinci bölümde yeteri kadar belaya sokmuştu. Şimdi devamını yaşıyoruz.

The Walking Dead The Final Season
Minerva’nın bu sahnede ne kadar havalı ve nasıl gerçek bir kötü karakter gibi göründüğünü anlatmak oldukça güç.

Bu sahnede, bu sezonun en iyi görünen karakteri idi Minerva

The Walking Dead: The Final Season, geride bıraktığımız 3 farklı sezona göre çok daha epik, ağzımızı açık bırakan, inanılmaz sahneler ile karşımıza çıktı. Köprüye; hafif zombileşimiş hali ile bir zombi ordusu ile gelen Minerva da kesinlikle o sahnelerden bir tanesi idi. Minerva daha görünmeden, sadece Never Mind the Darkness’ı söylerken duyduğunuz zaman zaten tüyleriniz diken diken oluyordu.

Clementine ile Tennessee’yi tabii ki koruyoruz ama bu sırada hem yüzümüze bir tükürük, hem de ayağımıza bir balta darbesi alıyoruz. Minerva, bundan sonra bizim tarafımızdan vuruluyor ve sonunda da zombiler tarafından yeniyor. Bu, özellikle de Minerva’nın sahneye girişi bence inanılmaz güzeldi. Tamam kendisi kötü bir karakter. Tamam, yaklaşık 5 dakika içinde her şey Minerva yüzünden daha da kötü olacak ama yine de böylesine inanılmaz bir sahne hakkında hiçbir şey söylemeden, geçmek istemedim.

Biraz önce de demiştim, Tennessee yüzünden ikinci bölümde tüm işler karışmıştı ve Mitch ölmüştü. Şimdi ayağa kalkıp, Tennessee’ye alkışlı bir şekilde teşekkür etmemiz gerekiyor; belli ki hiçbir ders almamış. Ölmüş kardeşine hala gitmek isteyen Tennessee yüzünden Violet ölüyor.
Tennessee kurtuluyor, Violet ölüyor. Aslında tam tersi bir durum da yaşanabilirdi ama işte tamamen benim salaklığım…

Mağarada AJ, artık kendi karar vermek istediğini söylemişti ve bizler de onun güvenini kırmıştık. Eğer ona güvenip, katil olmayacağına güvenip, kendi kararlarını alabilmesine izin verseydik, ölen kişi Violet değil, Tennessee olacaktı; AJ, Tennessee’yi öldürecekti. Bu sezonda AJ’i yetiştirirken bolca yanlış karar verdim. Hepsinde de pişman oldum ama şimdi, diğer inceleme yazılarında anlattığım durumlardan ötürü kendime yakın gördüğüm bir karakter, Violet öldü. Pişmanlık seviyemi tarif etmeme gerek yok herhalde.

The Walking Dead The Final Season
Evet.

Bu günün geleceğini hepimiz biliyorduk ama bilmemeyi tercih ediyorduk

Sadece The Walking Dead: The Final Season ile değil, bu oyunun önceki sezonlarında da sevdiğimiz kim varsa ya öldü, ya da zombiye dönüştü. Aynı şey ne zaman Clementine’ın başına gelecekti? Clementine’ın bir zombi tarafından ısırılma ihtimali aslında en çok bu sezonda, bu bölümde vardı. Yaşanabilecek olan böylesine bir olaya sürekli göndermeler yapılıyordu ve sonunda korkulan şey oldu. Clementine, bir zombi tarafından, balta ile yarılmış ayağından ısırıldı.

Daha Violet’in ölümünü atlatamamış olan ben, Clementine’ın zombiye dönüşeceğine tahmin edebileceğini gibi anlam veremedim. Daha oyunun ortasındayız, ikinci bölümdeyiz yahu, ne oluyor? İnceleme için bu anı düşünürken bile strese giriyorum. Skybound Games ve muhtemelen Telltale Games ekibinin eski senaryosu, final sezonun final bölümünde, seriyi sıkı sıkı oynayan herkesi bir duygudan, bir başka duyguya taşıdı. Bu duygular da zirveye kısmen bu sahnede ulaştı.

Kısmen ulaştı dedim çünkü yavaş yavaş zombiye dönüşen, gücünü kaybeden Clementine ile AJ, James’in ahırına girdi. Evet, hani şu bir önceki bölümde oldukça hoş, huzur dolu sahneyi yaşadığımız ahır. İlk sezonun son bölümünde olduğu gibi oyun, bir anda bize Clementine yerine AJ’i kontrol ettirmeye başladı. Burada sadece Lee yerine Clementine, Clementine yerine de AJ vardı. Her şey ilk sezonun son bölümünü tekrar ediyordu. Belli ki en sonda AJ, Clementine’ı elindeki balta ile öldürmek veya zombi olarak hayatta bırakmak arasında bir seçim yapacaktı. O seçim yapıldı da.

İlk sezon ile final sezon arasında inanılmaz bir benzerlik bulunuyor. Zaten bu sezonun teması da o. Her şey kendisini tekrarlayacak. Lee’nin başına ne geldiyse, aynı şey Clementine’ın da başına gelecek. Clementine, AJ’e baktığı gibi AJ de başkasına bakacak, başkasını yetiştirecek. Artık AJ’i kontrol ettiğimiz şu sahnelerde malum seçenek karşımıza çıktı ve malum cevap da verildi o seçeneğe. Yalnız, o cevabı vermek için tıkladığım tuştan sonra duygusal anlamda neler yaşadığımı söylemesem de olur herhalde, değil mi?

The Walking Dead The Final Season
Şu tatlı suratı gördükten sonra kim AJ’e karşı soğuk kalabilir ki?

McCaroll Ranch ile neler yaşandığı kesinlikle daha önceden gösterilmeliydi

Taş kalpli bir insan değilim. Zaten öyle birisi olsam herhalde The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back oynarken içimde bir intihar etme hissi bulunmazdı. Sadece birkaç saniye önce yaşanan olaydan hemen sonra, o gizemli McCaroll Ranch olayını görüyoruz. McCaroll Ranch’e saldırı var ve Clementine olarak biz de tek başımıza AJ’i oradan almak için gidiyoruz.

İşte bu noktada işler biraz karmaşık hale geliyor ve ortaya, anlatılmasını kesinlikle istediğim bir hikaye çıkıyor. Anladığım kadarıyla iyi olan taraf McCaroll Ranch ve saldıran taraf da oldukça kötü. Bu oldukça ilginç; orijinal olarak ben, McCaroll Ranch’i de kötü bir taraf olarak biliyordum ama Clementine yine önüne gelen herkesi öldürdüğü için aslında iyi veya kötü fark etmiyor.

Zaten bu sahnenin önemli olan kısmı da kimin iyi, kimin kötü olduğu değil. Önemli olan AJ. Ben, dediğim gibi AJ’e çok fazla ısınamamıştım. Yalnız bu sahnedeki AJ’in masumluğu, korkmuş hali, tatlılığı ve bize olan bağımlılığını görünce kendisine inanılmaz ısındım.

Telltale Games ve Skybound Entertainment, bence final sezonun ilk veya ikinci bölümüne bu sahneyi yerleştirmeli idi. En azından bu benim için daha iyi olurdu ve sezonun son bölümünde değil de ilk bölümlerinde AJ’e ısınmış olurdum. Sonunda McCaroll Ranch üzerinde dolaşan gizem bulutu da ortadan kalkıyor ve acı gerçekle baş başa kalıyoruz.

The Walking Dead The Final Season
Ben de AJ, ben de…

The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back, bambaşka bir hal alıyor

Clementine öldü. AJ artık okul ile tek başına. McCaroll Ranch ile alakalı sahneler bittiği zaman, muhtemelen yaşanan o üzücü olaydan birkaç hafta sonrasını görmeye başlıyoruz. AJ, tek başına, eskiden balık tuttuğumuz yerde muhtemelen okul için balık tutuyor. Yanında Rosie, köpeğimiz de var ve işte tam da bu balık tutma sırasında oyunun bambaşka bir hal aldığına tanıklık ediyoruz.

Herhalde söylememe gerek yok ama öncelikle AJ’in kontrolü tamamen bizde. Ardından da konuşacağımız şeyleri seçme kısmı bir anda tamamen değişiyor. Artık daha modern bir hale sokulmuş şekilde ne söyleyeceğimizi seçiyoruz. Ayrıca bu seçimler de de ne söyleyeceğimiz değil, AJ’in ne düşündüğü, kendi dilinde yazıyor. Bunun haricinde, artık sadece 4 seçeneğe değil, esnek sayıda seçeneklere sahibiz. Bazen 2-3 seçenek arasından ne söyleyeceğimizi seçiyoruz, bazen de 6-7 farklı seçenek arasından seçim yapıyoruz.

AJ, Rosie ile konuşurken arada oluşan mutluluk da dikkatimi çekiyor. Yani, Violet ve Clementine öldü. Bu ölümlerin üzerine biraz daha gitmeyecek miyiz? Şimdilik gitmeyeceğiz; Tennessee, elindeki ikonik Clementine şapkası ile çıkageliyor. Kendisi belli ki her şey yüzünden suçlu hissediyor ve uzun bir aradan sonra ilk defa kendisini gösteriyor. Yine de AJ ve Tennessee sarılıyor ve AJ, Tennessee’ye bildiği her şeyi öğreteceğini söylüyor.

Tamamdır, şimdi tam bir döngü tamamlandı işte. Clementine ile AJ arasındaki ilişki, eğer seri devam edecek ise AJ ile Tennessee arasında geçecek. Zaten diyalog seçimleri filan da yenilendi, belli. Violet ve Clementine da muhtemelen gelecek sezonlarda duygusal anlamda üzerlerinde durulacak karakter olacak; bölümün neredeyse sonundayız. Her şey bu kadar mutlu görünürken, modun bir anda karanlık bir hale kapılacağını sanmıyorum diye düşünürken bir anda arkadan tanıdık bir ses ile tanıdık bir cümle duyuyoruz: What you doing there, goofball?

The Walking Dead The Final Season
Herkes mutlu? Herkes mutlu.

Teşekkürler Skybound Entertainment

Her şey ilk sezonu tekrarlıyordu. Lee, Clementine için ölmüştü. Clementine da şimdi AJ için ölmüştü, gayet anlaşılabilirdi ama hayır; Skybound Entertainment, serinin en büyük sürprizini yapıyor ve aslında Clementine’ın ölmediğini, oyunculara gösteriyor. AJ, James’in ahırında balta ile Clementine’ı öldürmek yerine onun ayağını kesiyor ve bir şekilde okula yetiştiriyor. Bu şekilde Clementine kurtuluyor ve mutlu bir son, tüm The Walking Dead: The Final Season oyuncularına sunuluyor.

AJ mutlu, Clementine mutlu, ben mutluyum; Violet ne yazık ki ölü ama en azından Louis artık mutlu… Hayatta kalan herkes mutlu ve mesut bir şekilde okulda yaşıyor. Okul zaten geliştirilmiş, artık hem bir kale, hem de bir ev olmuş. 8 senedir aranan ev, sonunda mutlu bir son ile The Walking Dead: The Final Season içerisinde bulundu.

Ben, video oyunlarında da dizilerde de filmlerde de mutlu sonları sevmem. Hayatın kendisi hariç, üretilmiş olan her eğlence ögesi mutlu sonla bitiyor ve bu bana artık ucuz geliyor. Özellikle de video oyunlarında sürekli mutlu sonların yaşanması beni artık üzüyor ama The Walking Dead: The Final Season ile mutlu son görmek, benim içimi huzurla doldurdu çünkü Clementine, mutlu sonu hak eden bir karakterdi. The Walking Dead, mutlu sonla bitmeyi hak eden bir oyun idi.

Tahmin ediyorum ki Skybound Entertainment, en azından Clementine ile bundan sonra herhangi bir The Walking Dead oyunu yapmayacak. Yine de The Walking Dead: The Final Season içerisinde bir anda değişen kullanıcı arayüzü ve seriye gelebilecek yeni oyunlara açılmış kapı, benim ilgimi çekti. AJ ve Tennessee ikilisini görmek ister miyim, bilmiyorum ama sadece AJ’in olduğu bir devam oyunu, benim her zaman ayakta karşılayacağım bir yapıt olacaktır.

The Walking Dead The Final Season
Tennessee’ye silah vermeden önce 3 veya 4 kez düşünmek gerekirdi aslında.

Biraz da teknik şeylerden konuşalım

The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back bölümünü PlayStation 4 Pro ile 1080p bir televizyonda, Supersampling özelliği aktif bir şekilde deneyimledim. Bölüm, genel anlamda sakindi efekt bakımından ama açılış kısmındaki patlamalar, alevler ve muhtemelen zombi yoğunluğu yüzünden oyun acı çekiyordu. O bölümlerde, 10 FPS civarına kadar düştüğünü hissettim oyunun ama bu kötü performans, oyunun ilerleyen hiçbir noktasında yoktu.

Başlangıçtaki kötü performans sonrasında, yine aynı sahnelerdeki dudak hareketlerinin çok başarısız olduğunu fark ettim. Bu hareketler, diğer 3 bölüme göre inanılmaz kötüydü. Yalnız, aynı dudak hareketlerine oyunun geri kalanında hiç dikkat edemedim, sebebi malum herhalde, kendimi açıklamama gerek yok. Bu yüzden, performans gibi bunu da bir problem olarak görmüyorum ben.

Bölümdeki müzikler, ses efektleri ve seslendirmeler ise başarılıydı. Herhangi bir olumsuz nokta, benim kulağıma çarpmadı. Yalnız, bölümün sonlarına doğru değişen diyalog sisteminde seçeneklerin artması ve bu seçeneklerin, AJ’in düşünceleri gibi yazılıyor olması beni biraz zorladı. Şöyle ki hem seçenekler AJ’in düşüncelerine bir anda geçince, hem de seçenek sayısı bir anda artınca, seçim yapmak için verilen zaman bana biraz az geldi.

Tüm bunların haricinde, dördüncü bölümde Lee ile alakalı herhangi bir sahnenin olmaması, önceki sezonlardaki karakterlere ne olduğu gösterilmemesi de beni çok az üzdü. Oyunun tamamen sonlandığı anda da yeni sezona dair herhangi bir gönderme yapılmaması, “AJ’in hikayesi, bir sonraki sezonda devam edecek.” gibi bir sahne gösterilmemesi de beni hem üzdü, hem mutlu etti.

The Walking Dead The Final Season
Yaşanan her şeyden sonra Louis’i böyle görmek, beni inanılmaz rahatlattı.

Teşekkürler The Walking Dead: The Final Season

İnceleme yazısını bitirmemek için elimden geleni yaptığım çok mu belli oluyor? Neyse, biz hiç belli olmuyormuş gibi yapmaya devam edelim çünkü hikayeyi anlatırken, yer veremediğim bazı küçük şeylerden bahsetmek istiyorum şimdi. Aslında bir tane küçük şey var ama yazdıkça, aralarına yenileri eklenir herhalde, değil mi?

The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back bölümünde bolca gönderme vardı ve ben bu göndermelerin bazılarından bahsetmek istedim. Bahsedeceğim her gönderme, oyunun finalinde yer aldı. AJ ile olarak odamıza son kez gitmemiz ve oyunu bitirmek için de Clementine’ın şapkasını masaya bırakmamız gerekiyor. Yalnız, odaya giderken yürüdüğümüz koridorda oyunu geliştiren kişilerim isimleri ve güzel bir gönderme bulunuyor. Bu gönderme, Randy Tudor ve bıyıkları ile alakalı.

Bir diğer gönderme ise odadaki Disco Brocoli ile alakalı. AJ, bu oyuncak ile arka arkaya oldukça fazla etkileşime geçiyor ve biz o oyuncak ile her etkileşime geçtiğimizde, AJ daha da fazla dünya üzerindeki varlığını, komik bir şekilde sorguluyor. Ayrıca bu etkileşim sırasında kameranın her seferinde oyuncaya sürekli olarak yaklaşıyor olması da çok güzel başka bir gönderme idi.

Bu iki gönderme de oldukça hoşuma gittiği için incelememi bitirmeden önce bahsetmek istemiştim efendim. Son olarak söylemek istiyorum ki The Walking Dead: The Final Season – Take Us Back, kesinlikle kusursuz bir bölümdü. Bundan önceki puana verdiğim puan 9.9 idi ve bu bölüm, kesinlikle önceki bölümün üzerine geçti etki anlamında. Bu yüzden de sanırım vereceğim puanı tahmin edebilirsiniz. İncelememi okuduğunuz için çok teşekkür ederim, umarım başka bir The Walking Dead oyununda tekrar görüşürüz.

The Walking Dead The Final Season
Böylesine güzel bir sezon ve final için asıl ben teşekkür ederim.

Telltale Games tarafından 8 sene önce başlatılmış olan bu seri, Skybound Entertainment sayesinde hak ettiği finali yaşadı. İnanılmaz duygusal ve tüyleri diken diken eden sahneleri içerisinde barındıran bu bölüm, bana soracak olursanız herhangi bir kusur bulundurmuyor. Korku, aksiyon, heyecan, dram, belki de hıçkıra hıçkıra ağlayabileceğiniz sahneler ve çok daha fazlası, bu bölümde sizleri bekliyor. Bölümün herhangi bir kusurunun olmadığı gibi sizin de bu bölümü oynamak için herhangi bir nedeniniz olmamalı.
Olumlu
Minerva, Lilly ve James'in başarılı sahneleri.
McCaroll Ranch bölümü.
Skybound Entertainment'ın hazırladığı sürpriz.
Clementine'ın hak ettiği mutlu sona ulaşabilmesi.
Eğlenceli ve anlamlı göndermeler.
Hiçbir duygunun bölüm boyunca eksik olmaması.
Başarılı müzikler, sesler ve seslendirmeler.
Olumsuz
10
Kurucu

1
Yorumlar

avatar
1 Yorum Konuları
0 Konu Cevapları
0 Takipçiler
 
En Popüler Yorum
En Sıcak Yorum
  Abone Ol  
En Yeniler En Eskiler En Beğenilenler
Bildir
Yusuf.B
Ziyaretçi
Yusuf.B

Gerçektende muhteşem bölümdü inceleme için teşekkürler 🙂

Araç çubuğuna atla