Harika bir atmosfer, kulakların pasını silen müzikler ve eşsiz bir görsel stil. UNBEATABLE, müziğin yasa dışı olduğu distopik bir dünyada geçen ve ritim unsurlarını macera türüyle harmanlayan son derece etkileyici bir yapım. Bu oyunda, sadece ekrandaki notalara zamanında basmakla kalmıyor, aynı zamanda derinlikli bir hikayenin içinde kayboluyorsunuz. Anime estetiği ile süslenmiş görselleri, oyunu ilk açtığınız andan itibaren sizi içine çekmeyi başarıyor. Hem sıkı müzik tutkunları, hem de güçlü bir anlatım arayan oyuncular için tasarlanmış hibrit bir deneyim sunuyor.

Oynanış mekanikleri açısından UNBEATABLE, Muse Dash gibi klasik ritim oyunlarını andırsa da kendine has bir dövüş ve ritim stili ekliyor. Genellikle iki tuş kombinasyonuyla oynanan bu yapıda, düşmanları ritme uygun şekilde alt etmeniz ve engellerden kaçmanız gerekiyor. Ekranın karmaşası içinde doğru zamanlamayı tutturmak büyük bir odaklanma istiyor. Eğer Guitar Hero veya Hi-Fi RUSH tarzı ritim tabanlı aksiyon yapımlarını seviyorsanız, UNBEATABLE oyununun sunduğu dinamik ve akıcı yapıya kısa sürede alışacaksınız.

Oyunun görsel dili kesinlikle en güçlü ve en dikkat çekici yanlarından biri olarak öne çıkıyor. UNBEATABLE, 1990’ların anime tarzını modern bir sunumla birleştirerek göz alıcı bir estetik yaratmış durumda. Neon renklerin hakim olduğu sahneler ve VHS kaseti efektleri, atmosfere nostaljik ama aynı zamanda taze bir hava katıyor. Her kare adeta hareketli bir sanat eseri gibi görünüyor ve bu stil, oyunun enerjik yapısıyla mükemmel bir uyum sergiliyor.

Bir ritim oyununun kalbi ve ruhu elbette müzikleridir ve UNBEATABLE bu konuda dersine çok iyi çalışmış. Oyundaki şarkılar, pop-punk ve rock tınılarıyla dolu olup adrenalini sürekli yüksek tutmayı başarıyor. Peak Divide tarafından bestelenen parçalar o kadar akılda kalıcı ki, oyunu kapattıktan saatler sonra bile mırıldanmaya devam ediyorsunuz. Müziğin ritmi ile ekrandaki aksiyonun senkronizasyonu, oyuncuya gerçekten interaktif bir müzik klibinin başrolündeymiş hissi veriyor.

Hikaye tarafında ise UNBEATABLE, daha önce de söylediğim üzere müziğin yasaklandığı ve sessizliğin zorunlu kılındığı bir evreni konu alıyor. Bu yasak, karakterlerin motivasyonlarını, dünyayla olan çatışmalarını ve birbirleriyle ilişkilerini derinden etkiliyor. Sadece ritim tutup puan kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda bu baskıcı düzene karşı verilen duygusal ve isyankar mücadeleye tanık oluyorsunuz. Diyaloglar ve karakter gelişimleri, oyunun sadece basit bir refleks testinden ibaret olmadığını kanıtlar nitelikte bir derinliğe sahip.

Ritim bölümlerinin dışındaki macera ve keşif kısımları, UNBEATABLE oyununun yüksek temposunu dengelemeye yardımcı oluyor. Şehri özgürce keşfetmek, yan karakterlerle konuşmak ve bu ilginç dünyanın detaylarını öğrenmek oldukça keyifli bir deneyim sunuyor. UNBEATABLE, aksiyonun dozunu düşürdüğü bu sakin anlarda bile oyuncuyu atmosferden koparmamayı başarıyor. Keşif mekanikleri çok karmaşık olmasa da evrenin inandırıcılığını artırmak ve ana hikayeyi beslemek için bence gayet yeterli olan bir zemin oluşturuyor efendim.

Zorluk seviyesi söz konusu olduğunda oyunun bazen acımasız olabildiğini belirtmek gerek. Özellikle kalabalık sahnelerde ekranın efektlere boğulması, gelen notaları ve düşmanları görmeyi zorlaştırabiliyor ama UNBEATABLE oynarken başarısız olmak bile sinir bozucu değil; müziğe kapılıp hemen tekrar denemek istiyorsunuz. Zorluk dengesi genel olarak iyi ayarlanmış olsa da bazı bölümlerde yaşanan ani artışlar, hazırlıksız oyuncuları biraz terletebilir.

Görselliği överken bahsettiğim o yoğun efekt yağmuru, ne yazık ki bazen oynanışın önüne geçebiliyor. Stilistik tercihler harika olsa da, notaların görsel karmaşa içinde kaybolduğu anlar yaşanabiliyor. Bu durum, hatasız bir performans sergilemeye çalışırken dikkatinizin dağılmasına neden olabilir. Neyse ki geliştirici ekip, sunduğu çeşitli erişilebilirlik ayarlarıyla bu görsel yoğunluğu bir nebze olsun kontrol etmenize ve kendinize göre ayarlamanıza olanak tanımış.

Oyunun temposu, hikaye anlatımı ve aksiyon sekansları arasında gidip gelirken bazen tökezleyebiliyor. Ritim kısımlarındaki o yüksek ve patlayıcı enerjiden sonra gelen uzun diyaloglar, adrenalini aniden düşürebiliyor. Bazı oyuncular sadece müziğe odaklanmak isterken, hikaye kısımlarını biraz yavaş bulabilirler. Yine de UNBEATABLE, bu iki farklı yapıyı tek bir potada eritme konusunda cesur bir deneme yapıyor ve çoğunlukla da başarılı oluyor.

Teknik açıdan baktığımızda oyunun oldukça cilalı ve sorunsuz çalıştığını söylemek mümkün. Yayınlanan son güncellemeler ve özellikle 1.6.0 sürümü ile birlikte birçok küçük hata giderilmiş durumda. Geliştiricilerin oyunu sürekli desteklemesi ve topluluktan gelen geri bildirimlere önem vermesi oyuncuya güven veriyor. Akıcı animasyonlar ve takılmayan bir performans, milisaniyelik tepkilerin önemli olduğu bu tarz refleks odaklı oyunlar için hayati önem taşıyor.

UNBEATABLE, bittikten sonra bile sizi kendine çeken yüksek bir tekrar oynanabilirlik değerine sahip. Şarkılarda daha yüksek skorlar elde etmek veya hatasız bir seri yakalamak için aynı bölümleri defalarca oynamak isteyeceksiniz. Farklı zorluk seviyeleri, hem türe yeni başlayanlara hem de ritim oyunu ustalarına hitap eden seçenekler sunuyor. Her denemede şarkıların detaylarını daha iyi kavrayıp ritimle bütünleşmek büyük bir tatmin duygusu yaratıyor.

Sonuç olarak UNBEATABLE, sadece bir ritim oyunu değil, aynı zamanda interaktif bir anime deneyimi olarak hafızalarda yer ediyor. Müziklerin kalitesi, görsel stilin özgünlüğü ve hikayenin duygusal tonu birleşince ortaya çok özel bir iş çıkmış. Ufak tefek kusurları olsa da, oyunun sunduğu enerji ve tutku bu eksikleri görmezden gelmenizi sağlıyor. Eğer müziği hissederek oynamayı seviyorsanız bu oyuna mutlaka bir şans vermelisiniz.

UNBEATABLE

9

Artılar

  • 1990’lar anime tarzını modern efektlerle birleştiren eşsiz görsel stil.
  • Peak Divide imzalı, enerjisi hiç düşmeyen ve akılda kalıcı harika müzikler.
  • Ritim mekaniklerini aksiyonla başarıyla harmanlayan tatmin edici oynanış.
  • Herhangi bir ritim oyunundan beklenmeyecek kadar derinlikli hikaye ve evren.
  • Teknik açıdan cilalı, akıcı ve hatasız performans.

Eksiler

  • Yoğun görsel efektler nedeniyle ekranda bazen yaşanan karmaşa ve görüş zorluğu.
  • Yüksek tempolu aksiyon ile uzun diyaloglar arasındaki tempo dengesizlikleri.
  • Bazı bölümlerde oyuncuyu hazırlıksız yakalayan ani zorluk artışları.

Etiketler: