Demonschool, taktiksel rol yapma oyunları dünyasına Ysbryd Games ve Necrosoft iş birliğiyle sunulan, türün alışılageldik kurallarını esneten cesur bir yapım. Oyun, temelinde klasik bir okul hayatı simülasyonunu, son derece zeki tasarlanmış ızgara tabanlı bir savaş sistemiyle harmanlıyor. Demonschool, oyuncuyu sadece iblislerle dolu bir adada hayatta kalmaya değil, aynı zamanda üniversite hayatının getirdiği sosyal yükümlülükleri de yönetmeye davet ediyor.

Oyunun oynanış mantığını kavramak için menülerde kaybolmanıza gerek yok; burada hareket etmek demek, eylemde bulunmak anlamına geliyor. Karakterinizi bir düşmanın üzerine sürdüğünüzde saldırıyor, bir dostunuzun yanına götürdüğünüzde ise onu iyileştiriyor veya güçlendiriyorsunuz. Bu akıcı yapı, Demonschool oyununu diğer hantal strateji oyunlarından ayırarak, satranç benzeri ama çok daha hızlı ve dinamik bir bulmaca deneyimine dönüştürüyor.

Hikayemiz, iblis avcısı bir soydan gelen Faye’in, gizemli ve tekinsiz Hemsk Adası’ndaki üniversiteye adım atmasıyla başlıyor. Faye ve uyumsuzlar çetesi, bir yandan yaklaşan kıyameti durdurmaya çalışırken, diğer yandan derslere girip sosyal ilişkilerini güçlendirmek zorunda kalıyor. Hikaye anlatımı, korku öğeleri barındırsa da aslında bir korku oyunundan ziyade, doğaüstü olaylar yaşayan bir arkadaş grubu sitcom’u havasında ilerliyor oyunun içerisinde.

Görsel olarak Demonschool, İtalyan korku sinemasının (Giallo) estetiğini, modern piksel sanatıyla birleştirerek kendine has bir kimlik yaratmış. 3 boyutlu, kasvetli ve gerçekçi arka planlar üzerinde hareket eden 2 boyutlu, renkli ve stilize karakterler, ekranda sürekli bir tezatlık ve canlılık oluşturuyor. Özellikle mor ve kırmızı tonların ağırlıkta olduğu renk paleti, oyunun o grotesk ama çekici olan atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Savaş sistemi, oyunun en parlak olduğu nokta ve Planlama ile Eylem olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Planlama aşamasında tüm takımınızın hareketlerini dilediğiniz gibi kurguluyor, sonuçlarını önceden görüyor ve istediğiniz kadar geri sarabiliyorsunuz. Kararınızı verip, Eylem butonuna bastığınızda ise, kurguladığınız o karmaşık kaosun, anime tadında sinematik bir akışla gerçekleşmesini izliyorsunuz Demonschool içerisinde.

Karakter çeşitliliği, Demonschool oyunundaki taktik derinliğinin anahtarını oluşturuyor. Oyunda yönetebileceğiniz 15 farklı karakter var ve bunların her biri savaş alanında farklı bir işlevi yerine getiriyor. Örneğin, Destin gibi bir karakter düşmanları yumruklayarak geriye savururken, Namako gibi destek karakterleri düşmanların yerini değiştirip onları tuzağa çekebiliyor. Bu sinerjiyi kurmak, kalabalık iblis gruplarına karşı bowling oynar gibi tatmin edici kombolar yapmanızı sağlıyor.

Oyunun ilerleyişi, Persona serisinden aşina olduğumuz bir takvim sistemine dayanıyor; her gün sabah, öğlen ve akşam olmak üzere dilimlere ayrılmış durumda. Oyuncular, kısıtlı zamanlarını hangi yeteneklerini geliştireceklerine, hangi yan görevleri yapacaklarına veya hangi arkadaşlarıyla vakit geçireceklerine harcayacaklarını seçmek zorunda. Ancak Demonschool, bu zaman yönetimini oyuncuyu strese sokmadan, hikayenin akışını destekleyen bir unsur olarak sunuyor.

Demonschool içerisindeki ilerleme sistemi ise alıştığımız seviye atlama ve can puanı arttırma mantığından biraz daha farklı ve stratejik işliyor. Karakterlerin can puanları oyun boyunca oldukça düşük kalıyor, bu da her hasarın ölümcül olabileceği anlamına geliyor. Güçlenmek için deneyim puanı kasmak yerine, arkadaşlık ilişkilerinizi geliştirmeniz ve okul programınızı doğru ayarlayarak yeni yetenekler kazanmanız gerekiyor efendim.

Yazarlık açısından oyun, bazen absürt bazen de oldukça zekice diyaloglarla dolu; bank olmak isteyen çocuk gibi tuhaf karakterlerle karşılaşmak şaşırtıcı değil. Bu mizahi ton, karanlık iblis istilası temasıyla ilginç bir denge kuruyor. Ancak bazı anlarda diyalogların uzadığı ve temponun düştüğü hissediliyor, neyse ki oyunun genel enerjisi bu durgunlukların çabuk atlatılmasını sağlıyor.

Elbette her yapım gibi Demonschool da bazı eleştirilerden nasibini alacak; özellikle oyunun orta kısımlarında savaşların kendini tekrar etmeye başladığı anlar olabiliyor. Ayrıca oyun ilk çıktığında bazı teknik hatalar ve arayüz sorunları rapor edilmişti, ancak yayımlanan üçüncü büyük güncellemeyle birlikte bu pürüzlerin neredeyse tamamı giderilmiş durumda. Şu an karşımızda, çıkış gününe kıyasla çok daha cilalı ve teknik olarak stabil bir oyun var.

Oyunun müzikleri ve ses tasarımı, o tekinsiz atmosferi tamamlayan en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Elektronik tınılar ile kilise müziğini andıran motiflerin karışımı, hem savaş sırasında gaza gelmenizi sağlıyor hem de adanın gizemini keşfederken gerilimi ayakta tutuyor. Görsel stil ile işitsel tasarımın bu uyumu, Demonschool dünyasının içine girmenizi kolaylaştırıyor.

Sonuç olarak Demonschool, taktiksel derinliği stil sahibi bir sunumla birleştirmeyi başaran, türün meraklıları için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Eğer ki Into the Breach oyununun zeka dolu bulmacalarını seviyor ama üzerine biraz daha hikaye, karakter gelişimi ve Persona tarzı sosyal ilişkiler eklemek istiyorsanız, bu okul kaydınızı yaptırmanız gereken yer olabilir.

Demonschool

8

Artılar

  • “Hareket = eylem” mantığıyla kurulan, öğrenmesi kolay ama ustalaşması keyifli savaş sistemi.
  • Planlama aşamasında yapılan hamleleri sınırsızca geri alabilme özgürlüğünün sunduğu stratejik rahatlık.
  • 3D arka planlar ve 2D karakterlerle oluşturulan, Giallo filmlerini andıran özgün görsel atmosfer.
  • Karakterler arasındaki sinerjinin, savaş alanını bir bowling pistine çeviren tatmin edici kombolara dönüşmesi.

Eksiler

  • Oyunun orta kısımlarında savaş senaryolarının ve karşılaşılan durumların kendini tekrar etmeye başlaması.
  • Zaman zaman gereğinden fazla uzayan diyalog sekanslarının oyunun genel temposunu düşürmesi.

Etiketler: