WWE ile zengin bir geçmişe sahibim ama son durumu özetlemem gerekirse, WWE programlarından birkaç yıllığına kopsam da WrestleMania 40 ile tekrar düzenli izlemeye başlamıştım ve bu sırada WWE 2K serisinden de hiç kopmamıştım. Bu yüzden, programları izlemiyorken bile oyunları oynuyordum ve durumlardan haberdarım. Son birkaç yıldır bu oyun serisinin iyiye gittiğini göz önünde bulundurursak, WWE 2K26 için heyecanlı bile sayılırdım ki normalde yıllık spor oyunları için çoğunlukla heyecanlanmam – sadece, umuyorum ki WWE 2K26 bu heyecanı hak ediyordur.

Hak etmek demişken, inceleme yazıma WWE 2K26 oyununun en büyük eksisi ile başlamak istiyorum: Ringside Pass. Hatırlar mısınız, serinin geçmiş oyunlarına düzenli olarak ek paketler çıkardı ve ayrıca temel oyunda da yüzlerce kilitli öge vardı. Bu kilitli ögeler, şampiyonluk kemerlerinden tutun da güreşçilere ve ringlere kadar çeşitlenirdi; tamamını da oyun içinde kazandığımız bir para ile açardık. İşte şimdi tüm bunlar, savaş/sezon bileti benzeri bir sistemde karıştırılmış ve bizim karşımıza da Ringside Pass olarak sunulmuş.

Eğer durumu anlamadıysanız, şu şekilde özetleyeyim: WWE 2K26 oyununda, eski oyunlarda gerçek veya oyun içi parasını ödediğiniz zaman anında ulaşabileceğiniz her içerik artık saçma sapan bir oyun süresinin arkasında saklı. WWE 2K26 oyununun birinci ek paketi (yeni adı ile sezonu), AAA şirketi temalı. Bu yüzden Mr. Iguana gibi karakterleri istiyorsanız, öncelikle sezon biletinin ücretli sürümünü satın alıp, ondan sonra da 20. seviyeye ulaşmak için sayısız maç yapmanız gerekiyor. Yani, Ringside Pass aslında bir yenilik değil; anında elde edilen içeriklere getirilen bir sınır sadece.

Aynı şey ücretsiz içerikler için de geçerli. Mesela, son birkaç senedir Booker T karakteri eğer yanlış hatırlamıyorsam, oyun içi para ile Extras menüsünden filan satın alınıyordu. İstediğiniz modu oynayın, parayı biriktirin, karakteri açın. İş bu kadar kolay. Şimdi ise Ringside Pass içerisinde 11. seviyeye gelmeniz gerekiyor ve emin olun ki 11. seviyeye gelmek, para biriktirmekten çok daha uzun sürüyor. The Island gibi modlar ile 2K, oyuncuların bu seride geçirdiği süreyi uzatmak için uğraşıyor ve ödüllerin Ringside Pass ile zorlaştırılmasının da tek sebebi bu.

Eğer ki Ringside Pass ile ödül sistemi tamamen değiştirilseydi, daha albenili bir hale sokulsaydı, belki bunu kabul edebilirdim ama aşırı tembel bir şekilde her şey sadece yapay bir oyun süresinin ve bir o kadar yapay bir ring tecrübe puanının arkasına saklanmış. Kimse de çıkıp, “ya madem sezon bileti sistemine geçiyoruz, şöyle veya böyle bir yenilik getirelim” dememiş. Bu arada, sezon biletinde yeni karakterlerin filan haricinde çoğu ödül ufak ve The Island ile MyFaction modları için. Yani, spesifik olarak MyGM veya MyRise gibi modlara herhangi bir şey beklemeyin.

Ringside Pass, en azından her oyun modunda ilerletilebiliyor. Yani, illa The Island veya MyFaction oynamak zorunda değilsiniz ama ben sezon ilerlemesini çok yavaş buldum. Şöyle söyleyeyim, bu satırları yazdığım sırada oyunu 7 gün boyunca, günde 1-2 saat olmak üzere oynadım. Genellikle de MyGM ve Showcase modlarına odaklandım. Seviyem ise 5. Tabii bu sırada, yeni gelen sezonlar, eskisini çöpe atmayacağı için acele etmemiz gereken bir şey de yok. Yani, ikinci sezon çıktıktan sonra bile birinci sezona odaklanıp, onun ödüllerini almaya devam edebileceksiniz.

Showcase demişken, biraz da içeriklerden bahsedeyim. WWE 2K26 oyununun Showcase modu CM Punk temalı. Yanlış hatırlamıyorsam 15-20 civarı maç var. Sayıca yüksek ama tahmin edersiniz ki bu yüzden prodüksiyon düşük. Bir noktadan sonra Showcase modu tamamen “şunla güreşeyim, bunu yeneyim” olayına dönüşüyor. Geçen senelerdeki gibi çok bir hikaye yok açıkçası. Geliştirici ekibin bu moda verdiği önem kesinlikle geçen seneye kıyasla düşmüş. Pozitif olarak ise artık dev bir Gauntlet maçı başlatıp, tek seferde bütün rakiplerle karşılaşıp, Showcase modundaki tüm ödülleri alabiliyorsunuz. Ara sahnelerle filan uğraşmak istemeyen oyuncular için birebir. Hatta, bu sistem o kadar birebir ki MyRise modu için de benzer bir şeyin yapılmasını umut ediyorum.

MyRise için bunu istiyorum; ben WWE 2K serisinde bu modu bir türlü sevemedim. Mod bana her zaman aşırı “grindy” ve kendisini tekrar eden bir yapıya sahip gibi hissettiriyor. Ayrıca, prodüksiyon kalitesi bu modda her zaman daha da düşük. Sahne arkasındaki karakterlerin sıfatları ve kıyafetleri bir garip görünüyor, seslendirmeler zaten berbat… Açıkçası bu modda hikayeye tamamen odaklanılsa ve gerçek modeller yerine iki boyutlu resimler konuşturulsa filan ben daha çok severim. Eleştirisel olarak ise umuyorum ki WWE 2K25 içerisindeki o sıkıcı Live Event Match sistemini sevmişsinizdir; WWE 2K26 oyununun MyRise modu ilerleme için tamamen o sistemi temel alıyor. Evet, geçen yılın en çok nefret edilen sistemi artık bu modun yapı taşı. Bol şanslar.

WWE 2K26 oyununun MyGM modu da güncellemelerden nasibini alıyor. En büyük yenilik bence bir sezonun artık 20 küsür değil, 50 hafta sürmesi. Bu yüzden de artık daha fazla parayla sezonumuza başlayabiliyoruz. Bunun haricinde MyGM için gelen büyük bir yenilik yok. Evet, birçok ufak tefek yenilik ve düzeltme mevcut ama bunların hiçbiri moddan aldığınız deneyimi öyle temelden etkilemiyor. Aynı şey aslında Universe modu için de geçerli. Bu modda artık Draft özelliği var ve ilk defa kaydınızı açarken de şovları ve hangi etkinliklerin (PLE) olacağını filan seçmenizi sağlayan bir kurucu büyücüsü ile deneyime başlıyorsunuz. Money in the Bank kontratı kullanımı da iyileştirilmiş.

WWE 2K26 oyununun gözdesi olan The Island ise hikayesini devam ettiriyor. Bu sefer adayı üç farklı grup kontrol etmek için savaşıyor. Scrapyard, bu noktada karşımıza çıkan hoş bir dövüş alanı. Ayrıca, PvE tipi içerik sevenler için Tower modu eklenmiş. Özetle, sınırsız PvE içerik sunuluyor o modda. Çok oyunculu deneyimde ise daha fazla maç tipi destekleniyor. Bir diğer gözbebeği olan MyFaction ise artık kurduğunuz takımlarda kimya oluşturmanız için yeni bir sistem sağlıyor. Bu da takım kurumuna kritik bir stratejik element ekliyor. Bunun haricinde, artık takımlarda erkek-kadın karışık olabiliyor ve Quick Swap özelliği ile dövüş anında hızlıca karakter değişebiliyorsunuz.

İçeriklere şöyle bir baktığımız zaman, aşağı yukarı her modda büyük görülebilecek 1 adet yenilik mevcut. Onun haricinde ufak tefek değişiklikler ile kimisine göre iyi, kimisine göre daha kötü bir deneyim sunuyor WWE 2K26. Eskiden benim ana modum Universe olurdu ama onun yerine Pro Wrestling Sim oynamayı tercih ediyorum 1 yıldır. Onun haricinde, sanıyorum ki bu yıl birazcık MyGM, birazcık da MyFaction ile vakit geçireceğim. MyRise benim gözümde çok kalitesiz ve Showcase zaten tek seferlik bir mod. İçeriklerde durum böyleyken, en azından oynanış tarafında hoşunuza gidebilecek birçok farklı yenilik ve değişiklik bulunuyor.

WWE 2K26 oyununun geliştirilme sürecinde oynanışa odaklanıldığı çok açık. Bunu ilk olarak yeni maç tiplerinden görebilirsiniz: Submission ile benzer olan I Quit, Ambulance ile benzer olan Dumpster, 3 Stages of Hell ve Inferno. Evet, yeni maç tipleri oldukça “hardcore” seviyedeler ve oyun, bunu destekleyecek daha organik bir oynanış hissine sahip. Bunun en büyük sebebi, artık ragdoll animasyonlarının daha limitsiz olması. Bu sayede, rakibinizi merdivenlere, basamaklara, masalara ve benzeri şeylere vurduğunuzda gerçekten o vuruşu hissediyorsunuz; animasyonlar ve fizikler de bunu destekliyor. WWE 2K serisinin uzun zamandır en büyük eksikliği buydu.

WWE 2K serisi eğer yanlış hatırlamıyorsam, her oyunda Reversal sistemini değiştiriyor. WWE 2K26 da daha farklı bir Reversal sistemi sunuyor. Artık bu sistem direkt olarak dayanıklılığınız ile bağlantılı. Sarı renkle gösterilen dayanıklılığınız artık her Reversal yaptığınızda azalıyor ve sıfırlanırsa, mor bir renge dönüşüyor. İşte bu mor geri sayım aktif iken Reversal yapamıyorsunuz. Bu sistem, dayanıklılığınızı daha akıllıca kullanmanızı gerektiriyor. Bu yeni sistemi beğenmeyenler olsa da ben çok bir sıkıntı görmedim. Normalde bu seriyi Legendary zorlukta oynayan biri olarak Hard seviyesine düşürdüm ama oyuna alıştıktan sonra geri seviyeme ulaşırım diye umut ediyorum.

Bunun haricinde, maçlar artık daha interaktif hissettiriyor; giriş anları sırasında kendimiz, istediğimiz zaman havai fişek patlatabiliyoruz veya karakterler için belli başlı iyi veya kötü karakter animasyonu yaptırabiliyoruz. Bu sistem, maçların başlangıç anlarına da taşınıyor; eğer istersek derin ve nefret dolu bir bakışma ile, el sıkışması ile veya sürpriz bir saldırı ile maçları başlatabiliyoruz. Ben bunları en başta sevmeyeceğimi düşünüyordum ama WWE 2K26 oyununu oynadıkça alıştım ve sevdim. Hatta şimdi, serinin yeni oyunu ile bu sistemin çok daha derinleşmesini umut ediyorum. Derinleşmesini istediğim bir diğer şey ise kesinlikle yorumcular.

WWE 2K26, yorumcu kadrosunu oldukça genişletmiş. Artık oyunda Michael Cole, Corey Graves, Byron Saxton, Booker T ve Wade Barrett, yorumcu olarak çıkıyor ama bu kadar isme ve çeşitliliğe rağmen yorumlar hala tekrara düşebiliyor. Bunun haricinde, maç sunumu tarafında kamera açıları da kesinlikle değiştirilmiş. Tam olarak bu değişiklikte ne yapılmış, adını koyamıyorum ama oynanış anında ring ve güreşçiler çok daha iyi duruyor yeni kamera açısı sayesinde. Ayrıca, alan derinliği ve benzeri efektler de kesinlikle geniş bir güncelleme almış. İşte tüm bunları birleştirince, WWE 2K26 oyununu oynamak kesinlikle eğlenceli bir hal alıyor ama keşke bunun arkasında bir içerik de olsa.

Geliştirici ekibin WWE 2K26 için yaptığı her şey ortada ve 9 ay filan süren bir geliştirme süreci göze alınınca, yapılan çalışma da hoş ama neden bir oyun sadece 9 ay geliştiriliyor ve biz ona 70 USD ödüyoruz? Günümüzde bir oyunun yapılması yıllar sürerken bu tip spor oyunları olabildiğince çabuk yapılmaya çalışılıyor ve bunun sonucunda da birbirinin aynısı şeyler görüyoruz. Mesela, işte yeni gelen I Quit modu – bunun Submission maçlarından çok ayırt edici bir özelliği yok. Dumpster maçları da aynı şekilde; Casket ve Ambulance maçları ile birebir aynı işliyor. Oyun modları için anlamlı yenilikler çok nadir; Universe zaten yıllardır unutuluyor. Ringside Pass diye bir rezillik de çıkmış. WWE 2K26, üzerinde düşünülen ve çalışılan bir oyun olsaydı, bunlar olmazdı.

Tabii bir de Creations kısmı var ama açık konuşayım, ilk defa WWE 2K serisinin bu kısmı ile pek ilgilenmiyorum. Sanırım artık sıkıldım. Create-a-Superstar, Create-an-Arena, Create-an-Image, Create-a-Championship ve Create-an-Entrance özellikleri kesinlikle ufak tefek iyileştirmelere sahip. En önemlisi de bazı limitlerin arttırılmış olması. Mesela, artık Create-an-Image için görsel sınırı 1000 değil, 2000. Create-a-Superstar da çift tonlu saçlar ve benzeri yeniliklere sahip ama şampiyonluk kemerlerinin ceketlerin içine değil de üstüne giyilmesi problemi yıllardır mevcut – ki içine giyildiğinde de ceketin 10 beden büyümesi problemi de aynen devam ediyor.

WWE 2K serisinin genel sıkıntısı da benim için bu zaten. Oyunda çok temel problemler var ama bunların hepsi hem geliştiriciler, hem de oyuncular tarafından kolayca göz ardı ediliyor. Neden mi? Çünkü yeni oyunda artık 100 özel karakter yerine 200 özel karakter sınırı var. Yahu, benim yaptığım karakterler yukarıda bahsettiğim saçma sapan probleme maruz kalacaksa, ben daha fazla sınırı ne yapayım? Zaten yeni karakter yapmayacağım ki o hatalar yüzünden. Yıllardır ve yıllardır bu tip hatalar birikiyor, birikiyor ve birikiyor. Sonunda da beni çok sevdiğim WWE 2K serisinden soğutuyor. Zaten bu yüzden Pro Wrestling Sim geçen sene filan benim kurtarıcım oldu.

Bahsetmek istediğim bir diğer şey ise WWE 2K26 oyununun içerisindeki karakter sayısı. Geliştirici ekip ve dağıtımcı şirket, 400’den fazla karakter ile övünüyor ama bu karakterlerin hepsi benzersiz değil. Mesela, eğer yanlış saymadıysam oyunda en az 10 farklı CM Punk var. Güreşçilerin oyuncak versiyonları olan Elite serisi filan da geri dönüyor. Durum böyle olunca bırakın 400’ü, 1000 tane bile karakter çıkar seneye filan. WWE 2K25 oyununda olmayıp, WWE 2K26 oyununda yeni olarak eklenen karakter sayısı ise kopyasız 42 ki bunların bir tanesi de ön sipariş ödülü – Joe Hendry. Blake Monroe, Joe Hendry ve Rey Fenix gibi yeni isimleri görmek çok güzel.

Yine de kopya isimler benim için çok büyük bir sıkıntı. Universe veya MyGM modlarını oynarken, kadromdaki kişinin CM Punk olması, CM Punk ’13 SummerSlam olmaması benim için çok önemli. Ben, olabildiğince gerçekçi bir WWE programı sunmaya çalışıyorum kafamda ve gerçekte insanların isimlerine “CM Punk WM29” demiyoruz, değil mi? Bu tasarım sıkıntısını düzeltmek ne kadar zor olabilir? Oyundaki temel CM Punk, ana karakter olur ve ona tıklayınca eğer istersek alternatif görünümlerinden birini seçebilmeliyiz. Zaten bu farklı versiyonlar sadece görünüm değiştiriyor. Karakter modeli eğer yanlış hatırlamıyorsam standart karakter ile birebir aynı.

WWE 2K26 hakkındaki inceleme yazımı bitirmeden önce oyunun sunum elementlerine de değinmek istiyorum. Görsellik önde geliyor ve ben de bu oyunu PlayStation 5 Pro konsolumda, 4K/SDR bir televizyonda deneyimledim. Elde ettiğim görsellik ise güzeldi. Efektler ve genel görüntü kalitesi kesinlikle güzel ve maçlar zaman zaman gerçek karşılaşmalar gibi hissettirebiliyor. Açıkçası, bu oyundaki gerçekliği bozan şey yıllar öncesinden kalma eski saç modelleri değil (ki onlar da yenilenmeye başlandı), asıl sıkıntı aynı probleme sahip animasyonlar. Oyunun animasyonları aşırı kafası karışık bir halde. Bazı animasyonlar çok eski ama fena değil, bazıları doğal olmayan bir şekilde hızlı, bazıları elle yapılmış gibi, bazıları hareket yakalama ile yapılmış gibi… Konu, animasyon olduğu zaman WWE 2K serisinde hiçbir zaman bir düzen ve denge yoktu, hala da yok. Bu durum gerçekliği öldüren en büyük problem bence.

Bunun haricinde, WWE 2K26, şaşırtıcı bir seviyede hatasız bir halde sunuluyor. Performans tarafında zaten sıkıntı yok ve yıllardır problem yoktu zaten ama WWE 2K serisi, oyun içi hataları ile meşhur bir marka. Şaşırtıcı bir şekilde, bu oyunu oynadığım sırada benim karşıma hiçbir hata çıkmadı. Yenilenen ve daha serbest bırakılan, limitsiz gibi duran ragdoll fizikleri aslında bu komik hatalara daha da fazla kapı açması lazım ama bende tam tersi oldu ve oyun gayet etkili hissettirdi. Bir kişiyi basamakların üstüne suplex ile atınca, gerçekten tatmin edici bir ragdoll animasyonu görüyorsunuz. Bunun haricinde, oyunda yükleme ekranı sayısız biraz fazla ama süreleri kısa. Yine de ne kadar kısa olursa olsun, sayıca fazla olunca deneyiminiz biraz da olsa negatif etkilenebiliyor. Özellikle de Universe veya MyGM gibi su gibi akması gereken modları oynuyorsanız…

Sesler ve müzikler ise fena değil. Oyunun müzik listesi, özellikle de güreşçilerin müziklerini de kullanabileceğiniz için gayet zengin ve etkili. Fakat lisans problemleri yüzünden hala kendi müziklerimizi kullanamıyoruz geçmişte olduğu gibi. Bu, oyunun bir eksisi değil ama keşke bu konuda net bir şeyler yapılabilse… Neyse, seslendirme konusunda sanırım I Quit maçlarındaki seslendirmeleri ve yorumcuları değerlendirebiliriz. Açıkçası, animasyonlar için söylediğim her şey yorumcuların seslendirmesi için de geçerli. Ben bu oyunu oynarken kurulan cümlelerin çok farklı farklı zamanlarda (aralarında yıllar olacak şekilde) kaydedildiğini çok rahat duyuyorum ve bu beni rahatsız ediyor. I Quit için de keşke herkesin (en azından çoğunluğun) gerçek sesi kullanılabilseydi keşke. Biliyorum, bu lojistik açısından biraz zor ama en azından buna emek verilebilirdi.

WWE 2K26, Ringside Pass sayesinde son yıllarda serinin en dip noktası olmayı başarıyor. Modlarda en fazla 1-2 tane büyük yenilik varken, Universe ve MyGM için doğru düzgün, anlamlı yenilikler gelmiyorken, odak noktası MyFaction ve The Island modlarındayken, WWE 2K26 oyununu tam fiyatından önerebilmem mümkün değil. Özellikle de Universe modunda “booker” olmayı benim gibi seviyorsanız, Pro Wrestling Sim veya Total Extreme Wrestling gibi serilere geçme vaktiniz gelmiş demektir. Onun haricinde, en azından oynanışı eğlenceli olan bu deneyimi için güzel bir indirim dönemini beklemenizi şiddetle tavsiye ediyorum efendim.

WWE 2K26

6

Artılar

  • Oynanışa yapılan güncellemeler, özellikle de yeni fizikler, oynanış hissini bir üst seviyeye taşıyor.
  • Modlara yapılan anlamlı yenilikler en fazla 1-2 tane ama en azından etkililer.
  • İyileştirilen efektler sayesinde oyun hiç olmadığı kadar güzel görünüyor.
  • Şaşırtıcı bir şekilde en ufak bir hata bile karşıma çıkmadı; pürüzsüz bir oyun deneyimi yaşadım.

Eksiler

  • Ringside Pass tam bir rezillik.
  • Showcase için verilen emek azaltılmış.
  • MyRise, geçen yılın en sevilmeyen mekaniğini taşıma kolonu yapmaya karar vermiş.
  • Yıllardır var olan sayısız problemler düzeltilmek yerine rastgele iyileştirmelere önem verilmiş.

Etiketler:

, ,