DuneCrawl, Cryptark ve Waking Mars gibi başarılı yapımların arkasındaki stüdyo Alien Trap tarafından geliştirilen, açık dünya odaklı bir aksiyon macera oyunu. Oyuncuların devasa bir yengeç kalesini yönettiği bu yapım, çölleşmiş bir dünyada geçiyor ve Poloi halkını kurtarmak için “Vassal” adı verilen kavanoz kafalı istilacılara karşı mücadele etmemizi konu alıyor. DuneCrawl oyununun temel yapısı, hem devasa mekanik yengecinizi yönetmek hem de yaya olarak zindanlara girip savaşmak üzerine kurulu ilginç bir döngüden oluşuyor.

Bu yapımı diğer oyunlardan ayıran en belirgin özellik, DuneCrawl dünyasında hayatta kalmak için kullandığınız aracın kendisidir. Sıradan bir araba veya uzay gemisi yerine, üzerine toplar monte edilmiş, yürüyen devasa bir yengeci pilotluyorsunuz. Oyunun türünü tanımlamak gerekirse, hafif roguelite öğeleri barındıran, araç simülasyonu ile zindan tarama (dungeon crawler) türlerinin kaotik bir karışımı diyebilirim. Lovers in a Dangerous Spacetime oyunundaki işbirliği kaosunu, Mad Max benzeri bir çöl atmosferine taşıdığınızı hayal edebilirsiniz.

DuneCrawl deneyimimin en parlayan noktası kesinlikle sunduğu işbirliği imkanları oldu diyebilirim. Oyun hem yerel bölünmüş ekranda hem de çevrimiçi olarak dört kişiye kadar destek sunuyor. Günümüzde yerel çok oyunculu desteğin giderek azaldığı bir dönemde, bu özelliğin korunmuş olması büyük bir artı. Arkadaşlarınızla aynı kanepede oturup dev bir yengeci yönetmeye çalışmak, oyunun en eğlenceli anlarını oluşturuyor ve kargaşadan doğan bir mizah yaratıyor.

Yengeç kalesinin yönetimi, basit bir sürüş mekaniğinden çok daha fazlasını içeriyor ve takım çalışmasını zorunlu kılıyor. Bir oyuncu yengeci sürerken, diğerlerinin topları doldurması, nişan alması ve hasar alan bacakları onarması gerekiyor. DuneCrawl oyununu oynarken sürekli bir iletişim halinde olmanız şart; kimin hangi tarete geçeceği veya kimin yangını söndüreceği konusundaki anlık kararlar, savaşın gidişatını tamamen değiştiriyor. Bu mekanik, oyunu sıradan bir aksiyon oyunundan çıkarıp bir ekip yönetimi simülasyonuna dönüştürüyor.

Ancak dürüst olmak gerekirse, DuneCrawl tek başınıza oynadığınızda aynı tadı vermiyor ve bazı tasarım sorunları göze batmaya başlıyor. Tek oyunculu modda size yardımcı olan bir hayalet yoldaş olsa da, devasa bir makineyi tek başına idare etmeye çalışmak bir noktadan sonra yorucu bir angaryaya dönüşebiliyor. Sürüş koltuğundan kalkıp topa koşmak, sonra inip tamir yapmak derken oyunun akıcılığı ciddi anlamda sekteye uğruyor ve savaşlar gereksiz yere uzuyor.

Yaya olarak gerçekleştirdiğimiz savaş mekanikleri ise ne yazık ki araçlı kısımlar kadar derinlikli veya tatmin edici hissettirmiyor. Kılıçlar, baltalar ve çeşitli ateşli silahlarla girdiğimiz bu mücadeleler işlevsel olsa da, vuruş hissi ve kombo çeşitliliği açısından biraz sığ kalıyor. DuneCrawl, Hades gibi oyunlardaki o keskin ve akıcı yakın dövüş mekaniklerini sunmaktan ziyade, bu bölümleri sadece ganimet toplamak ve ana aracı geliştirmek için bir araç olarak kullanıyor.

Düşman çeşitliliği ve savaş fiziği konusunda ise oyunun kendine has, fizik tabanlı bir yapısı var ki bu da nişan almayı zorlaştırıyor. Kullandığınız topların mermileri fizik kurallarına göre hareket ettiği için, hareket halindeki hedefleri vurmak için atışınızı önceden hesaplamanız gerekiyor. Ayrıca dost ateşi açık olduğu için, kaotik anlarda kendi takım arkadaşlarınızı veya yengecinizi havaya uçurma riskiniz her zaman var. Bu durum bazen sinir bozucu olsa da genellikle komik anlara sebep oluyor.

İlerleme sistemi, DuneCrawl oyununun en motive edici yanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor ve oyuncuyu sürekli ödüllendiriyor. Zindanlardan topladığınız altınlar ve hurdalarla yengecinize yeni silahlar, daha güçlü zırhlar veya asit fırlatan zıpkınlar gibi çılgın eklentiler takabiliyorsunuz. Karakteriniz için açtığınız maskeler ve tılsımlar ise DuneCrawl içerisindeki oyun tarzınızı değiştiren pasif özellikler ekliyor. Yapılan her geliştirmenin oynanışa doğrudan etki ettiğini hissetmek, o çöl sıcağında daha fazla vakit geçirmek için geçerli bir sebep sunuyor.

Oyunun açık dünya tasarımı devasa boyutlarda olmasa da, içi dolu ve keşfedilmeyi bekleyen sırlarla bezeli bir yapıya sahip. Adalar arasında gezinirken karşılaştığınız kaleler, boss savaşları ve gizli zindanlar, dünyayı canlı hissettirmeyi başarıyor. DuneCrawl, sizi boş arazilerde saatlerce yürütmek yerine, daha kompakt ama etkileşimi bol bir harita sunmayı tercih etmiş. Bir sonraki kum tepesinin ardında ne olduğunu merak etmek, oyunun keşif duygusunu sürekli taze tutuyor.

Görsel tasarım açısından geliştirici ekip, gerçekçilik yerine stilize edilmiş, renkli ve biraz da absürt bir sanat yönetimini benimsemiş. Yengeçlerin silindir şapka takabildiği, düşmanların tuhaf böceklerden oluştuğu bu dünya, kendine has bir mizah anlayışına sahip. DuneCrawl, ciddiyetten uzak bu tavrı sayesinde teknik kusurlarını veya basit animasyonlarını, sanat stilinin bir parçasıymış gibi göstermeyi başarıyor ve göze hoş gelen bir görsellik sunuyor.

Teknik açıdan ve oyunun temposuyla ilgili olarak, özellikle başlangıç kısmının biraz yavaş ilerlediğini belirtmem gerekiyor. Yengeciniz henüz güçsüzken ve yeterli mürettebata sahip değilken, ilk bir saatlik dilim biraz hantal hissettirebiliyor. Ayrıca oyunun kaotik yapısı gereği zaman zaman kare hızı düşüşleri veya küçük hatalarla karşılaşmak mümkün. Ancak geliştirici ekibin geçmişine baktığımızda, bu tip sorunların zamanla düzeltileceğini öngörmek yanlış olmaz.

Sonuç olarak DuneCrawl, doğru şartlar altında oynandığında harika bir bağımsız yapım deneyimi sunuyor. Eğer bu oyunu oynayacak en az bir arkadaşınız varsa ve kaotik, fizik tabanlı eğlenceleri seviyorsanız, ödediğiniz ücretin karşılığını fazlasıyla alırsınız ama derin bir hikaye veya kusursuz bir tek oyunculu aksiyon deneyimi arıyorsanız, bu çöl macerası sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Arkadaş grubuyla girilecek, ciddiyetten uzak ve eğlenceli bir hafta sonu oyunu arayanlar için kesinlikle tavsiye ederim DuneCrawl yapıtını.

DuneCrawl

7

Artılar

  • Devasa bir yengeç kalesini yönetme, silahlandırma ve tamir etme mekanikleri takım oyununu çok iyi teşvik ediyor.
  • Yengeç ve karakter geliştirmeleri oynanışa doğrudan etki eden, tatmin edici bir ilerleme hissi sunuyor.
  • Stilize grafikler ve absürt dünya tasarımı, oyunun mizahi tonunu başarıyla yansıtıyor.
  • Boş araziler yerine sırlarla ve etkileşimle dolu, kompakt bir açık dünya yapısı var.

Eksiler

  • Tek oyunculu deneyim, oyunun tüm eğlencesini baltalıyor ve süreç bir angaryaya dönüşüyor.
  • Yaya olarak gerçekleşen yakın dövüş mekanikleri sığ kalıyor ve vuruş hissi zayıf.
  • Fizik tabanlı mermi sistemi, hareketli hedeflere nişan almayı bazen gereksiz derecede zorlaştırabiliyor.
  • Oyunun başlangıç kısmı, yengeç güçsüzken oldukça hantal ve yavaş ilerliyor.

Etiketler: