As Dusk Falls

As Dusk Falls incelemesi

As Dusk Falls, benzersiz yapısı ile kendisini kurtarmayı başaramıyor.


Bazı oyuncular, video oyunlarının gerçek dünyadan olabildiğince uzak durmasını ister. Bazı oyuncular ise bu iki dünyayı birbirine katmak ister. Bazı oyuncular da bu iki grubun arasında durur. As Dusk Falls da aynı gerçek hayatta olduğu gibi yaptığınız seçimlerin ve söylediğiniz cümlelerin bir tepkimesi olduğunu göstererek, bir grup oyuncunun ilgisini çekmeyi başarıyor. Xbox Game Studios tarafından PC ve Xbox için piyasaya sürülen yeni bir birinci parti oyunu olan bu yapıt, yine de diyalog ve aksiyon seçimleri ile değil de daha çok sanat tasarımı ve görselliği ile dikkat çekiyor. Bence, bu da oyunun en zayıf noktası ne yazık ki…

As Dusk Falls, iki farklı zaman diliminde geçen bir suç hikayesini anlatıyor. Oyun, öncelikle 1990 döneminde başlıyor ve bir ailenin, şerifi soymuş olan bir grup genç tarafından rehin alınması ile temasını ortaya koyuyor. Aslında oyunun açılış kısmı çok başarılı bir şekilde tasarlanmış ve hazırlanmış olsa bile ne yazık ki kusursuz değil. Bu anlarda oyun, çoğu zaman sessizliğini koruyor ve aksiyonlar hiçbir şekilde oyuncuyu hazırlamadan, bir anda gerçekleşiyor. Bu yüzden de göz açıp kapayıncaya kadar karakter kadronuzun yarının ölmüş olduğunu fark ediyorsunuz. Tabii ki seçimlerinize göre kendileri hayatta da kalabilir.

As Dusk Falls gibi video oyunlarında hikayelerin güzel bir şekilde anlatılabilmesi için olayların biraz daha yavaş gelişmesi gerekir. Bu sadece oyunlar için değil, dizi ve film gibi diğer medya ögelerinde de böyledir aslında. Yalnız bu yapıt, ne yazık ki dengesiz temposu ile zaman zaman yorucu ve anlamsız kalabiliyor. En azından oyunun diyalog ve aksiyon seçimi ağacı oldukça zengin. Bu seçimleri bölüm sonlarında görebiliyorsunuz ve bazen, tek bir andan 5 farklı yöne bile hikaye açılabiliyor. Bu da oyunun temeline hem derinlik, hem zenginlik, hem de güzel bir tekrar oynanabilirlik katıyor. Yalnız, burada da ufak bir problem bulunuyor.

As Dusk Falls oyununda yapılabilecek çok fazla seçim var ve bu seçimler gerçekten farklı yollara sokabiliyor oyuncuyu ama sonucunda ulaştığınız her final noktası, bir diğer nokta ile birbirine çok fazla benziyor. Bu yüzden de eğer oyunu çok dikkatli oynayacak olursanız ve hatta 1’den fazla kez oynayacak olursanız, seçimlerinizin az da olsa değersizleştirildiğini görebilirsiniz. Yani, yakın bir geçmişte The Quarry gibi kendi türünün çok kaliteli bir örneğini görmüşken, incelemekte olduğum bu yapıt kendisini biraz eksik hissettiriyor; iki oyun da kısmen farklı olsa bile sonuçta interaktif drama deneyimi sunuyorlar.

As Dusk Falls

As Dusk Falls, oynanışı ile çok sınırlandırılmış hissettiriyor

As Dusk Falls, ne yazık ki oynanış kategorisinde de çok büyük bir başarı elde edemiyor. Evet, yine bu tip oyunlarda aslında oynanış çok ön plana çıkmıyor, hikayeye daha çok önem verilmesi gerekiyor ama geçirdiğimiz şu son senelerde interaktif drama türü o kadar geliştirdi ki kendisini, incelemekte olduğum bu oyun sanki 5-6 sene öncesine ait gibi hissettiriyor. Özetle, bu oyunda yaptığınız tek şey, farenizi kullanarak diyalogları seçmek ve QTE anlarında da size belirtilen 1-2 tuşa basmak. Oynanış, ne yazık ki bundan ileriye gidemiyor ve hikayede de sıkıntılar varken oynanışın sınırlandırılmış hissettirmesi pek iyi bir sonuç oluşturmuyor.

As Dusk Falls, kontrol cephesinde biraz daha fazla problem yaşıyor. Bu problemlerden diğerleri de hem diyalog seçimi yaparken kullandığınız işaretçinin bayağı bir gecikmeli hareket etmesi, hem de QTE anlarında herhangi bir tutarlılığın bulunmaması. Yani, bazı QTE anlarında oyun sadece aynı tuşa 1-2 kere basmanızı isterken, bazı anlarda bunu çok ama çok daha uzun bir şekilde yapıyorsunuz. Bu, belki yazıyı okurken size çok garip gelmeyebilir ama tutarlılık eksik olduğu için problemleri siz de oyunu oynarken hissedeceksiniz. Yine de ulaşılabilirlik ayarlarından bu QTE anlarını belirtilen tuşa sadece bir kere basmaya ayarlayabiliyorsunuz.

As Dusk Falls oyununda karşılaşabileceğiniz garip anlardan bir tanesi, seçim yaparken de karşınıza çıkıyor. Oyun, seçim yapmanız gerektiğiniz zaman çok sessiz ve statik bir hal alıyor. Arka planda bir geri sayım olsa bile bu o kadar uzun ki oyun için herhangi bir anlam taşımıyor. Ayrıca, seçim yaptıktan sonra karakterlerin oyuna devam etmesi için beklediğiniz birkaç saniye de çok garip duruyor. En büyük problem ise ne yazık ki bu oyunun görsel tasarımında. Oyundaki arka planlar gayet hoş ve üç boyutlu bir şekilde tasarlanmış olsa bile karakterler, statik resimler olarak sunuluyor ve bu resimler sadece cümleden cümleye değişiyor.

As Dusk Falls, bu görsel tarzı ile kendisini kesinlikle diğer oyunlardan ayırıyor ama bu her zaman iyi bir anlam taşımıyor. Bu, belki bir resim desteğine sahip olan bir sesli kitapta iş görebilirdi ama oyunumuz bir interaktif drama ve bu dramada çok da fazla bir interaktif yapı yer almıyor. Seçilmiş olan bu sanat tasarımı, oyunun sessiz anlarında çok rahatsız edici olmasa bile aksiyon en ufak bir şekilde başını gösterdiği anda her şey bozuluyor; her şey çok garip ve bozuk hissettiriyor. Karakterlerin duygularındaki anlık değişimler, bu sanat tasarımına pek oturmuyor ve absürt bir yapı alıyor oyunun kendisi.

As Dusk Falls

Görsel tasarım hakkında söylenebilecek daha çok şey var

Belki bazı oyuncular, As Dusk Falls oyununun sanat tasarımını sevebilir ama ben bu yapıta baktığım zaman sanki yarıda bırakılmış bir proje görüyorum. Ayrıca, bu tip interaktif ve aksiyon bulunduran oyunlarda da böyle bir tasarım pek çalışmıyor. Yine aynı oyunun örneğini vereceğim ama The Quarry gibi yapıtlar varken bu oyun çok ama çok zayıf bir performans sergiliyor. Ayrıca, bu sanat tasarımı ile oyun, garip göründüğü için türe yeni olan oyuncuların da pek sevgiyle karşılanacağını düşünmüyorum. Benzersiz olmak her zaman iyi bir şey değildir ve benim gözümde bu oyun, en iyi şekilde gösteriyor bu durumu.

As Dusk Falls ile anlatılan hikaye zaman zaman oldukça ilgi çekici bir hal alıyor ama hem sanat tasarımı, hem de sınırlandırılmış oynanış yüzünden bu hikayeden net bir şekilde zevk alamıyorsunuz. Eğer aynı hikaye, The Quarry gibi fotoğraf gerçekçiliğinde ve daha sürükleyici bir şekilde sunulsaydı, inanılmaz ilgi çekici olabilirdi. Hatta, gerçekçiliğe de gerek yok; Telltale Games cephesinin klasik tarzı bile bu oyunda daha iyi durabilirdi ama geliştirici ekip, benzersiz bir yol denemek istemiş ve ne yazık ki bu yol, benim için pek de ilgi çekici değil. Yine de bu tip şeyler kişiden kişiye göre değişebilir, belki bu görsel tarzı siz çok sevebilirsiniz.

Sadece bunlar da değil, oyunun kontrolleri de ayrı dertler ile sunuluyordu. Daha önce de söylemiş olduğum problemler yüzünden As Dusk Falls oyununun kontrolleri hiç tutarlı değil ve aynı zamanda da çoğunlukla oyuna zıt ilerliyor. Hatta ben bazı oyuncuların bu kontrolleri zaman zaman hata olarak algılayacağına da eminim. Oyunun interaktifliğini sunmaya çalıştığı anlarda da zaten yapabileceğiniz şeylerin sayısı o kadar az ki bu oyuna interaktif diyebilir miyiz, bilmiyorum. Oyunda ilerledikçe tüm bunlar daha da sıkıcı bir hal alıyor ve genel anlamda da ortalama bir deneyim elde ediyoruz efendim.

As Dusk Falls, iyi ki Xbox Game Pass ile ücretsiz bir şekilde sunulmuş. Eğer durum böyle olmasaydı, bu oyuna pek bir para vermenizi öneremezdim. Şimdi ise oyun, abonelik sistemi içerisinde yer aldığı için kendisini indirip, denemeniz çok da büyük bir sıkıntı gibi hissettirmiyor. Eğer daha önce Telltale Games ve Supermassive Games gibi ekiplerin interaktif drama oyunlarını sevdiyseniz, bu oyun da onlar gibi görünebilir ama ne yazık ki durum öyle değil. Bu yapıtı sadece daha farklı ve benzersiz bir interaktif drama deneyimi yaşamak istiyorsanız önerebilirim. Durum böyle olsa bile beklentilerinizi çok yükseltmemelisiniz.

As Dusk Falls
As Dusk Falls
Olumlu
Anlatılan hikayede problemler olsa bile kalitesi yerinde.
Karakterlerin tamamının performansı çok başarılı.
İki farklı zaman dilimi akıllıca kullanılıyor.
Olumsuz
Görsel tasarım benzersiz olsa bile rahatsız edici ve birçok problemin kaynağı.
Oyunda kontrol edebilecek çok bir şey olmamasına rağmen kontroller başarısız.
Hikayenin temposu oldukça bozuk; tutarlı bir şekilde anlatılmıyor olaylar.
6