Vampire Therapist, adından da anlaşılacağı üzere oldukça sıra dışı ve niş bir konsepti bizlere sunuyor. Oyunda Sam adında, Vahşi Batı döneminden kalma ve günümüzde kendini arayan bir vampiri yönetiyoruz. Little Sewing Room tarafından geliştirilen bu yapım, temelinde bir görsel roman yani visual novel olarak tanımlanabilir. Ancak sadece ekrandaki yazıları okuyup geçtiğiniz bir oyun değil, aynı zamanda Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemlerini kullanarak hastalarınızı iyileştirmeye çalıştığınız interaktif bir deneyim sunuyor.
Oyunun temel döngüsü, size başvuran asırlık vampirlerin dertlerini dinlemek ve onların zihinlerindeki hatalı düşünce yapılarını tespit etmek üzerine kurulu. Oynanış mekanikleri açısından Ace Attorney serisini veya Coffee Talk gibi sohbet odaklı oyunları andırıyor diyebilirim. Hastanız konuşurken araya giriyor, söyledikleri cümlelerdeki mantık hatalarını buluyor ve doğru terapi yöntemini seçerek onlara rehberlik ediyorsunuz. Vampire Therapist, bu süreci oldukça ciddi psikolojik terimlerle harmanlayarak sunuyor.
Daha önce PC platformunda oyuncularla buluşan Vampire Therapist, şimdi de PlayStation 5 kütüphanesindeki yerini alıyor. Konsol başında bu deneyimi yaşamak, oyunun rahatlatıcı ve “cozy” yapısına oldukça uygun hissettiriyor. DualSense kontrolcüsü ile menüler arasında gezinmek ve diyalogları ilerletmek, klavye ve fare ikilisinden çok daha doğal bir akış sağlıyor. Vampire Therapist oyununun bu PlayStation 5 Pro sürümü, büyük ekranda oyunun gotik ama bir o kadar da sıcak sanat tasarımını daha iyi takdir etmenize olanak tanıyor.
Oyunun senaryosu ve yazım dili kesinlikle en güçlü olduğu alanların başında geliyor. Bir vampir hikayesi olmasına rağmen, ele alınan konular son derece insani ve güncel problemlerden oluşuyor. Narsisizm, sosyal anksiyete ve değersizlik hissi gibi ağır konular, vampir temasının getirdiği kara mizah ile yumuşatılarak sunuluyor. Vampire Therapist, sizi hem güldürmeyi hem de derin düşüncelere daldırmayı başaran nadir yapımlardan biri olmuş.

Karakter seslendirmeleri ise bu yapımı bir üst seviyeye taşıyan en önemli unsur diyebilirim. Özellikle ana karakterimize mentörlük yapan ve 3000 yaşında olan Andromachos, seslendirme sanatçısının muazzam performansıyla adeta parlıyor. Matt Berry’nin komedi tarzını andıran bu seslendirme, uzun diyalogları okurken sıkılmanızı engelliyor ve oyuna tiyatral bir hava katıyor. Vampire Therapist dünyasındaki her karakterin ses tonu, kişiliğiyle mükemmel bir uyum içinde.
Oynanış tarafında terapi seanslarının işleyişi, oyuncuya gerçekten bir şeyler öğretiyor. Oyunda karşınıza çıkan “Bilişsel Çarpıtmalar” terimleri, gerçek hayattaki psikoloji biliminden alınmış. Yani oyunu oynarken sadece eğlenmiyor, aynı zamanda insanların düşünce hatalarını nasıl kategorize ettiğini de öğreniyorsunuz. Vampire Therapist bu yönüyle eğitici bir materyal olma özelliği de taşıyor ancak bunu oyuncunun gözüne sokmadan, hikayenin içine yedirerek yapıyor.
Ancak oyunun eleştirilmesi gereken bazı noktaları da yok değil. Terapi mekanikleri zaman zaman kendini tekrar eden bir yapıya bürünebiliyor. Hastanın cümlesini dinle, durdur, doğru terimi seç ve onayla döngüsü, oyunun ilerleyen saatlerinde biraz mekanik hissettirebilir. Bazı durumlarda doğru cevabın ne olduğunu anlamak, mantık yürütmekten ziyade oyunun sizden ne istediğini tahmin etmeye dönüşebiliyor. Bu da akışı Vampire Therapist içerisinde bazen sekteye uğratıyor.
Vampire Therapist, görsel olarak gotik bir estetiğe sahip olsa da renk paleti ve çizim tarzıyla iç karartıcı olmaktan çok uzak. Karakter tasarımları, her bir vampirin hangi dönemden geldiğini ve kişiliğini yansıtacak şekilde detaylandırılmış. PlayStation 5 Pro için zorlayıcı bir oyun olmasa da bu statik görsellerin netliği ve sanat yönetimi, oturma odanızdaki televizyonda bir tablo gibi duruyor. Arka plan müzikleri de bu atmosferi tamamlayarak sizi Londra’nın o sisli gece ortamına sokuyor.

Oyunun hızı ve temposu, aksiyon arayan oyuncular için kesinlikle uygun olmayacaktır. Bu tamamen metin tabanlı, okuma ve dinleme odaklı bir serüven. Eğer elinizde bir kitapla şömine başında oturuyormuş hissi veren oyunları seviyorsanız, Vampire Therapist tam size göre. Ancak hızlı kararlar almayı ve reflekslerinizi kullanmayı bekliyorsanız, bu terapist koltuğunda sıkılmanız çok olası. Oyun ne olduğunu çok iyi biliyor ve bunun dışına çıkmaya çalışmıyor.
Hikayenin ilerleyişinde ana karakterimiz Sam’in kendi içsel yolculuğu da en az hastaları kadar ilgi çekici. Vahşi Batı’dan gelen bir kovboy olarak modern Avrupa’daki vampir sosyetesine uyum sağlamaya çalışması, senaryoda pek çok komik ve duygusal anın yaşanmasına sebep oluyor. Vampire Therapist, sadece başkalarını iyileştirmekle kalmayıp, terapistin de kendi yaralarını sarması gerektiğini bize hatırlatıyor efendim.
Vampire Therapist oyununun bu yeni versiyonunda teknik açıdan herhangi bir sorunla karşılaşmadım, oyun gayet akıcı çalışıyor. Yükleme sürelerinin kısalığı ve oyunun genel stabilitesi, deneyimi baltalayacak teknik pürüzlerin önüne geçmiş. Konsol oyuncuları için metin boyutlarının ve arayüzün okunabilirliği gayet iyi ayarlanmış. Vampire Therapist, PC üzerinden konsola geçişte kalite kaybı yaşamayan, aksine büyük ekranın avantajını kullanan bir port olmuş.
Sonuç olarak Vampire Therapist, video oyunları dünyasında eşine az rastlanan, cesur ve zeki bir yapım. Psikolojiye ilgisi olan, iyi yazılmış diyalogları seven ve farklı bir deneyim arayan herkesin şans vermesi gereken bir oyun. Mükemmel değil ve herkese hitap etmiyor, ancak kendi küçük niş kitlesi için sunduğu deneyim oldukça tatmin edici. Bir gece kulübünün arka odasında, ölümsüzlerin dertlerini dinlemek sandığınızdan çok daha keyifli olabilir.





