The Midnight Walkers, son yıllarda oyun dünyasını kasıp kavuran “extraction shooter” (tahliye odaklı nişancı) türüne, zombi temasıyla farklı bir soluk getirmeyi amaçlayan iddialı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Oneway Ticket Studio tarafından geliştirilen bu oyun, klasik askeri simülasyonların aksine, oyuncuları Liberty Grand Center adındaki devasa bir gökdelenin içine hapsediyor. The Midnight Walkers içerisinde amacınızın sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda değerli eşyaları toplayıp, zombiler ve diğer oyuncularla dolu bu kaotik ortamdan sağ salim çıkmak olduğu oyun, gerilimi her an en üst seviyede tutmayı hedefliyor.
Oyunun temel yapısı, Escape from Tarkov gibi türün öncülerinden aşina olduğumuz “gir, yağmala, savaş ve kaç” döngüsü üzerine kurulu olsa da, The Midnight Walkers, bunu klostrofobik bir dikey mimariye taşıyor. Açık arazilerde kilometrelerce koşmak yerine, kendinizi bir alışveriş merkezi, kumarhane veya hastane katında, dar koridorlarda sıkışmış halde buluyorsunuz. Bu kapalı alan tasarımı, her köşeden bir zombinin veya rakip oyuncunun çıkabileceği hissini yaratarak, oyuncuyu sürekli tetikte olmaya zorlayan boğucu bir atmosfer sunuyor efendim.
Liberty Grand Center binasının kendisi, oyunun en büyük yıldızlarından biri olarak tasarlanmış ve oynanışın merkezine “dikey hareketliliği” koyuyor. Katlar arasında asansörler ve merdivenler aracılığıyla geçiş yaparken, rastgele yayılan zehirli gaz sistemi sizi sürekli hareket etmeye ve yer değiştirmeye zorluyor. Bu mekanik, oyuncuların güvenli bir köşede kamp yapmasını engelleyerek, hayatta kalmak için sürekli risk almaları gereken dinamik bir savaş alanı yaratıyor; stratejinizi belirlerken sadece yatay değil, dikey düzlemi de hesaba katmanız gerekiyor.
Görsel tasarım ve atmosfer açısından The Midnight Walkers, stilize edilmiş gerçekçi bir sanat yönetimi benimsiyor ancak bu durum zaman zaman tutarsızlıklar gösterebiliyor. Bazı bölümler, özellikle ışıklandırmanın iyi kullanıldığı alanlar, zombi kıyametinin o tekinsiz havasını mükemmel yansıtırken, bazı katlar ve odalar şaşırtıcı derecede boş ve detaysız hissettirebiliyor. Görselliğin bu değişken yapısı, oyunun atmosferine girmeyi bazen zorlaştırsa da, genel karanlık ton, gerilimi besleyen en önemli unsurlardan biri olarak işlevini sürdürüyor.
Oyundaki sınıf sistemi, The Midnight Walkers yapımını diğer hardcore nişancı oyunlarından ayıran bir diğer önemli özellik olarak öne çıkıyor. Oyunculara; Brick, Crow, Lockdown ve Bartender gibi, her biri farklı yeteneklere ve ekipmanlara sahip dört farklı sınıf sunuluyor. Örneğin; Brick, ağır zırhı ve balyozuyla yakın dövüşte bir tank görevi görürken, Lockdown ise yayıyla sessiz ve uzak mesafeli avlanmayı tercih edenlere hitap ediyor; bu da takım oyununda rol dağılımını kritik hale getiriyor.
Zombiler, bu oyunda sadece dekoratif birer unsur veya mermi süngeri olmaktan çıkarılarak gerçek bir tehdit haline getirilmiş durumda. Sıradan “yürüyenler” bile grup halinde saldırdığında ölümcül olabilirken, asit tüküren veya zırhlı varyasyonlar gibi özel enfekte olmuş düşmanlar, çatışmaların seyrini bir anda değiştirebiliyor. The Midnight Walkers içerisinde özellikle silah sesine duyarlı olan bu yaratıklar, başka bir oyuncuyla çatışmaya girdiğinizde üçüncü bir taraf olarak savaşa dahil olup, durumu tam bir kaosu sürükleyebiliyor. Bu da benzersiz anlar yaratıyor.
PvP tipi oyun mekanikleri, The Midnight Walkers yapıtının en stresli ama aynı zamanda en ödüllendiri anlarını oluşturuyor. Dar koridorlarda başka bir ekiple karşılaştığınızda, kaçacak çok fazla yeriniz olmuyor ve bu da çatışmaları oldukça kanlı ve hızlı bir hale getiriyor. Rakip oyuncuların ayak seslerini dinlemek, hangi katta olduklarını kestirmeye çalışmak ve onlara pusu kurmak, The Midnight Walkers deneyiminin en tatmin edici taktiksel derinliğini oluşturuyor.
Silah kullanımı ve vuruş hissiyatı konusunda oyun, hem ateşli silahları hem de yakın dövüş aletlerini dengeli bir şekilde sunmaya çalışıyor. Yakın dövüş silahlarının ağırlığı ve düşman üzerindeki etkisi tatmin edici olsa da, ateşli silahların geri tepmesi ve isabet mekanikleri bazen tutukluk hissi yaratabiliyor. Merminin kıt olduğu bu dünyada, sessiz bir yay veya balyoz kullanmak çoğu zaman gürültülü bir tüfek kullanmaktan daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Oyunun temposu, bazı oyuncular için alışılması zor olabilecek düzeyde ağır ve hantal bir yapıya sahip. Karakter hareketlerinin yavaşlığı, kapıları açmak veya kutuları aramak için gereken etkileşim sürelerinin uzunluğu, gerilimi artırmak için tasarlanmış olsa da bazen sabır sınırlarını zorlayabiliyor. Zombilerden kaçarken veya gazdan uzaklaşmaya çalışırken hissettiğiniz bu hantallık, çaresizlik hissini güçlendirse de, akıcı bir aksiyon arayanlar için eksi bir puan olarak haneye yazılabilir.
Ses tasarımı, The Midnight Walkers oyununun dünyasında hayatta kalmanın en önemli anahtarı olarak işlev görüyor ve bu konuda oyun oldukça başarılı bir iş çıkarıyor. Uzaktan gelen bir çığlık, hemen yan odadaki cam kırılma sesi veya bir asansörün çalışma gürültüsü, size etrafınızdaki tehditler hakkında hayati bilgiler sunuyor. Sesin katlar arasındaki yayılımı ve yönü, sizi sürekli olarak kulak kabartmaya ve bir sonraki adımınızı sessizce atmaya teşvik ediyor.
Yağmalama sistemi ise türün diğer örneklerinde olduğu gibi envanter yönetimi ve risk-ödül dengesi üzerine kurulu. Çantanıza sığdıracağınız her bir eşya, hayatta kalma şansınızı artırabilecek bir kaynak veya satarak para kazanabileceğiniz bir hazine olabiliyor. Ancak, öldüğünüzde her şeyinizi kaybettiğiniz o acımasız gerçek, en değerli eşyayı bulduğunuzda yaşadığınız sevincin yerini, bir an önce çıkış noktasına ulaşma telaşına bırakmasına neden oluyor.
Tahliye süreci de oyunun en heyecanlı anlarının yaşandığı, adrenalin seviyesinin tavan yaptığı final bölümünü oluşturuyor. Kaçış kapsüllerini bulmak için özel bir tarayıcı kullanmanız gerekiyor ve bu kapsüller genellikle binanın en tehlikeli noktalarında veya açık alanlarında beliriyor. Kapsülün gelmesini beklerken geçen o saniyeler, hem zombilerin hem de çıkış arayan diğer oyuncuların hedefi haline geldiğiniz, hayatta kalma içgüdüsünün en saf halini yaşadığınız anlar oluyor.
Teknik açıdan bakıldığında, The Midnight Walkers henüz Erken Erişim sürecinde olmanın getirdiği bazı cilalanmamış pürüzleri bünyesinde barındırıyor. Kaplamaların geç yüklenmesi, animasyonlardaki takılmalar ve zaman zaman yaşanan sunucu bağlantı sorunları, oyunun potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engelleyebiliyor. Geliştirici ekibin bu teknik aksaklıkları gidermek için sık sık güncelleme yayınlaması umut verici olsa da, şu anki haliyle teknik mükemmellik beklemek yanlış olur. Bunu aklınızda bulundurun mutlaka.
Ekonomi ve ilerleme sistemi, şu an için biraz sığ kalsa da, oyuncuyu tekrar tekrar oynamaya teşvik edecek temel motivasyonu sağlıyor. Topladığınız ganimetlerle tüccarlardan yeni ekipmanlar almak veya sığınağınızı geliştirmek, karakterinizin güçlendiğini hissettiriyor ama uzun vadede oyuncuyu tutacak daha derin bir görev sistemi veya hikaye odaklı içeriklerin eksikliği, oyunun tekrar edilebilirliğini bir noktadan sonra sorgulamanıza neden olabilir. Bu da yine oyunun bir Erken Erişim etiketi ile piyasaya sürülmesinden ötürü. Zamanla her şeyin daha da iyileşmesi gerekiyor.
Fiyat ve performans dengesi göz önüne alındığında, oyunun sunduğu içerik miktarı, özellikle arkadaş grubunuzla oynayacaksanız makul bir eğlence vadediyor. Solo oyuncular için zorluk seviyesi bazen adaletsiz hissettirebilse de, takım koordinasyonuyla oynandığında oyunun taktiksel derinliği çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu nedenle, The Midnight Walkers deneyimini tam anlamıyla yaşamak için, arkanızı kollayacak güvenilir bir ekiple yola çıkmak en doğrusu olacaktır.
Sonuç olarak The Midnight Walkers, extraction shooter türüne dikey mimari ve sınıf tabanlı oynanış gibi yenilikçi fikirler katsa da, uygulama aşamasında henüz tam potansiyeline ulaşamamış bir yapım. Atmosferi ve gerilimi başarılı bir şekilde yansıtmasına rağmen, hantal oynanışı ve teknik eksiklikleri, oyunun mükemmelliğe ulaşmasının önündeki en büyük engeller. Eğer türün meraklısıysanız ve erken erişim sürecindeki sancılara katlanabilirim diyorsanız şans verebilirsiniz, aksi halde birkaç büyük güncelleme beklemek daha yerinde bir karar olabilir.





