The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game, son yıllarda bağımsız oyun dünyasında büyük bir popülerlik kazanan “anomali avcılığı” türünün en yeni örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu türü daha önce duymamış olanlar için özetlemek gerekirse; oyun sizi sürekli kendini tekrar eden bir döngünün içine hapsediyor. Temel amacınız, bulunduğunuz ortamdaki eşyaları, ışıklandırmayı ve genel atmosferi ezberleyerek, bir sonraki döngüde meydana gelen doğaüstü veya fiziksel değişimleri tespit etmek oluyor. Tıpkı The Exit 8 veya I’m on Observation Duty gibi yapımlarda olduğu gibi, bu oyunda da en büyük silahınız dikkatiniz ve gözlem yeteneğiniz.

Oynanış mekanikleri oldukça basit temeller üzerine kurulu olsa da oyunun yarattığı gerilim hissiyatı hiç de hafife alınacak türden değil. Oyuncular olarak tekinsiz bir tavan arasında geziniyor ve çevremizdeki en ufak değişikliği bile rapor etmeye çalışıyoruz. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game, bu basit “farkı bul” mantığını, klostrofobik bir korku atmosferiyle harmanlayarak oyuncuyu sürekli diken üstünde tutmayı başarıyor. Eğer ortamda bir anomali varsa geri dönmeli, yoksa ilerlemelisiniz; yanlış bir karar ise sizi döngünün en başına fırlatıyor.

Oyunun geçtiği tavan arası atmosferi, dar koridorları ve eski eşyalarla dolu odalarıyla gerilimi başarılı bir şekilde besleyen en önemli unsur. Her döngüde aynı kasvetli koridorları görmek, bir süre sonra oyuncuda hafif bir paranoya ve kafa karışıklığı yaratmaya başlıyor. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game dünyasında bir tablonun hafifçe eğilmesi veya bir sandalyenin yer değiştirmesi gibi sıradan detaylar, bu tekinsiz atmosfer sayesinde kalbinizin hızla çarpmasına gayet etkili bir şekilde neden olabiliyor efendim.

Deneyimimde öne çıkan en ilginç ve özgün detaylardan biri de oyundaki kedilerin varlığı. Genellikle korku oyunlarında tamamen yalnız ve savunmasız hissetmeye alışkınız ancak burada kediler hem atmosferi biraz olsun yumuşatıyor hem de oynanışın bir parçası haline geliyor. Bu tüylü dostlarımız bazen sadece orada dururken, bazen de anomalilerin bizzat kendisi veya habercisi olabiliyorlar. Bu durum The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game deneyimine beklenmedik bir derinlik ve farklılık katıyor; özellikle de kedileri seven bir insansanız.

Korku dozajı konusunda oyunun ucuz numaralara veya sürekli ekrana fırlayan yaratıklara bel bağlamadığını, bunun yerine psikolojik gerilime odaklandığını söyleyebilirim. Bir şeylerin yanlış gittiğini hissetmek ama ne olduğunu hemen bulamamak insanı fiziksel bir tehditten daha çok strese sokuyor. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game, oyuncunun zihnini bulandırarak korkuyu ekrandan ziyade oyuncunun kendi kafasında yaratmasına ve büyütmesine olanak tanıyor.

Döngü mekaniği bu tarz oyunların bel kemiğini oluşturur ve geliştirici ekip burada akıcı bir sistem kurmayı başarmış. Eğer bir anomaliyi gözden kaçırırsanız veya olmayan bir anomaliyi rapor ederseniz, oyun sizi affetmiyor ve başa dönüyorsunuz. Bu durum bazen sinir bozucu olabilse de The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game içerisinde ilerleme hissiyatını güçlendiren ve dikkatinizi canlı tutan etkili bir ceza yöntemi olarak kullanılmış.

Görsel tasarım açısından oyun, fotogerçekçilik ile stilize edilmiş VHS kaset estetiği arasında tatlı bir denge kurmaya çalışıyor. Işıklandırmalar ve gölge oyunları, anomalileri tespit etmeyi zorlaştırmak için bilinçli olarak loş ve yanıltıcı şekilde tasarlanmış. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game grafiksel olarak piyasadaki en üst düzey yapım olmasa da, amacına hizmet eden ve atmosferi destekleyen temiz bir görselliğe sahip bence.

Zorluk seviyesi, anomali avcılığına aşina olan oyuncular için başlangıçta kolay gelebilir ancak ilerledikçe değişimler çok daha sinsi ve zor fark edilir hale geliyor. Bazen odanın ortasında devasa bir değişiklik olurken, bazen milimetrik bir oynama veya sadece bir ses değişimi ile karşılaşıyorsunuz. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game bu dengeyi iyi kurarak hem türe yeni başlayanlara hem de deneyimli oyunculara hitap etmeyi başarıyor.

Elbette her yapımda olduğu gibi bu oyunun da eleştirilecek bazı yanları mevcut. Özellikle belirli bir süreden sonra mekânın darlığı ve tekdüzeliği sebebiyle tekrar hissi baskın hale gelebiliyor. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game içeriği, saatlerce sürecek maratonlardan ziyade kısa, yoğun ve odaklanma gerektiren oyun seansları için çok daha uygun bir yapı sunuyor.

Anomali çeşitliliği konusunda oyunun biraz daha cömert ve yaratıcı olmasını bekleyenler olabilir. Bazı değişimler kendini çok çabuk belli ederken, bazılarının mantığı oyuncuyu gereğinden fazla zorlayabiliyor veya haksızlık hissi yaratabiliyor. Yine de The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game, sunduğu anomali havuzu ile en azından oyunu bitirene kadar merak unsurunu ve “acaba şimdi ne değişti” sorusunu canlı tutmayı başarıyor.

Oyunun fiyat performansı ve sunduğu içerik dengesine baktığımızda, türü sevenler için oldukça makul ve erişilebilir bir seçenek olduğunu görüyoruz. Kısa sürede bitirilebilecek, tadımlık bir yapım olması, zamanı kısıtlı yetişkin oyuncular için aslında bir avantaj sayılabilir. The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game, vaat ettiği gerilimi ve bulmaca deneyimini süreyi gereksiz yere uzatmadan sunmayı tercih eden dürüst bir yapım.

Sonuç olarak bu oyun, doymuş anomali avcılığı türüne kediler ve atmosferik detaylar gibi kendine has dokunuşlar katarak keyifli bir korku deneyimi sunuyor. Eğer dikkatli bir gözlemciyseniz ve detaylarda kaybolmayı seviyorsanız, The 18th Attic – Paranormal Anomaly Hunting Game kesinlikle şans vermeniz gereken bir oyun. Küçük eksiklerine rağmen, sizi o tavan arasına hapsedecek ve çıkışı bulana kadar bırakmayacaktır.

The 18th Attic

8

Artılar

  • Kedilerin oynanışa ve atmosfere dahil edilmesi, türe hem özgünlük hem de beklenmedik bir derinlik katmış.
  • Ucuz jump scare anları yerine psikolojik gerilime ve paranoyaya odaklanması atmosferi güçlendiriyor.
  • Tavan arası tasarımı ve VHS estetiği, klostrofobik hissi başarıyla oyuncuya geçiriyor.
  • Fiyat/performans dengesi ve oyunun süresi, gereksiz uzatmalar içermeyen dürüst bir deneyim sunuyor.

Eksiler

  • Mekânın darlığı sebebiyle bir süre sonra görsel tekdüzelik ve tekrar hissi oluşabiliyor.
  • Bazı anomalilerin tespit edilmesi, mantık sınırlarını zorlayacak kadar belirsiz veya haksız hissettirebiliyor.

Etiketler: