Starsand Island, uzun zamandır beklediğimiz o huzurlu kaçış noktasını sonunda bizlere sunuyor. Şehir hayatının gri ve boğucu karmaşasından sıkılıp çocukluğumuzun geçtiği o renkli adaya döndüğümüz bu yapım, klasik yaşam simülasyonu formülünü alıp üzerine modern ve ferahlatıcı dokunuşlar ekliyor. Stardew Valley oyununun derinliğini Animal Crossing serisinin görsel şirinliğiyle harmanlayan Starsand Island, kendi kimliğini de ortaya koymaktan çekinmiyor. Tropikal bir atmosferde geçen oyun, sizi sadece bir çiftçi olmaya değil, aynı zamanda adanın yaşayan bir parçası olmaya davet ediyor ve bu davete “hayır” diyebilmek çok zor.
Oyunun temel yapısı, alıştığımız yaşam simülasyonlarına benzese de sunduğu özgürlük hissiyle ayrışıyor. Starsand Island içerisinde sadece ekin yetiştirip hasat yapmıyorsunuz. Adada beş farklı kariyer yolu bulunuyor ve bunlar arasında dilediğiniz gibi geçiş yapabiliyorsunuz. İster usta bir zanaatkar olun, ister denizlerin hakimi bir balıkçı, oyun sizi tek bir role hapsetmiyor. Fantasy Life serisini andıran bu esnek yapı, oyuncunun sıkılmadan farklı mekanikleri deneyimlemesine olanak tanıyor. Üstelik bu mesleklerin her biri kendi içinde tatmin edici bir derinliğe sahip.
Görsel olarak Starsand Island, kelimenin tam anlamıyla büyüleyici bir deneyim sunuyor. Anime estetiği ile Studio Ghibli filmlerini andıran pastel tonların birleşimi, ekrana her baktığınızda içinizi ısıtıyor. Karakter tasarımlarından çevre detaylarına kadar her şey özenle hazırlanmış. Rüzgarda sallanan palmiye ağaçları ve denizin kıyıya vuran dalgaları, oyunun “rahatlatıcı” iddiasını görsel olarak destekliyor. Bu sanat tarzı, sadece göze hoş gelmekle kalmıyor, aynı zamanda Starsand Island oyununun vadettiği o stressiz atmosferi de pekiştiriyor.
Adanın kendisi keşfedilmeyi bekleyen devasa bir oyun parkı gibi hissettiriyor. Harita oldukça geniş ve her köşesinde farklı bir sürpriz barındırıyor. Özellikle de Ay Işığı Ormanı gibi bölgeler, oyunun sadece tarımdan ibaret olmadığını kanıtlar nitelikte. Bu gizemli bölgelerde nadir materyaller toplayabilir ve adanın geçmişine dair sırları açığa çıkarabilirsiniz. Açık dünya yapısı sayesinde yükleme ekranlarına takılmadan adayı gezebilmek, Starsand Island gibi bu tarz oyunlarda görmeye alışık olmadığımız bir akıcılık sağlıyor.
Starsand Island oyununda ulaşım seçenekleri ise kesinlikle türün diğer örneklerine ders verecek nitelikte. Yürümek dışında kaykay, paten, motosiklet ve hatta lüks arabalarla adayı turlayabiliyorsunuz. Bu araç çeşitliliği, geniş haritada bir yerden bir yere gitmeyi angarya olmaktan çıkarıp, eğlenceli bir aktiviteye dönüştürüyor. Rüzgarı arkanıza alıp, sahil yolunda kaykayınızla süzülmek, oyunun en keyifli anlarından biri haline geliyor. Bu dinamizm, Starsand Island oyununun temposunu sürekli olarak canlı tutuyor bence.
Karakter oluşturma ekranı, kendinizi oyuna ait hissetmeniz için yeterli detayları sunuyor. Başlangıçta seçenekler biraz sınırlı gibi görünse de oyun ilerledikçe açılan kozmetik ürünler ve kıyafetler dolabınızı zenginleştiriyor. Karakterinizin tarzını adadaki yaşamınıza göre şekillendirmek tamamen sizin elinizde. Geliştirici ekip, oyuncunun kendini ifade etmesine büyük önem vermiş ve bunu mikro ödemelere boğmadan, oyun içi ilerlemeyle ödüllendirilen bir sisteme bağlamış.
İnşaat ve dekorasyon mekanikleri, The Sims serisini kıskandıracak kadar detaylı ve özgür. Evinizi sadece içeriden değil, dış cephesinden bahçe düzenlemesine kadar tamamen özelleştirebiliyorsunuz. Arazi düzenleme araçları sayesinde tepeler oluşturabilir veya göletler kazabilirsiniz. Evinizin içini dekore ederken ızgara sistemine bağlı kalmadan eşyaları dilediğiniz gibi yerleştirebilmek, yaratıcılığınızı konuşturmanız için harika bir fırsat sunuyor. Kendi hayalinizdeki o mükemmel sahil evini yaratmak saatlerinizi alabilir.
Tarım ve hayvancılık tarafında ise Starsand Island oldukça sevimli sürprizler barındırıyor. Klasik inek ve tavukların yanı sıra kapibara gibi egzotik ve sevimli dostlar edinebiliyorsunuz. Hayvanlarınızla kurduğunuz bağ, onlardan elde edeceğiniz ürünlerin kalitesini doğrudan etkiliyor. Tarım alanlarınızı dilediğiniz gibi genişletebilir ve mevsime özel ürünler yetiştirebilirsiniz. Sulama ve hasat işleri, geliştirilmiş araçlar sayesinde zamanla daha az yorucu hale geliyor ve angaryadan kurtuluyorsunuz.
Sosyal ilişkiler ve romantizm, oyunun en güçlü olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. NPC tipi karakterler sadece size görev veren robotlar değil, kendi rutinleri ve kişilikleri olan bireyler. İlişki sistemi iki yönlü işliyor; yani siz onlara ilgi gösterdiğinizde onlar da size karşılık veriyor ve hatta sizin peşinizden koşabiliyorlar. Bu dinamik yapı, kasaba halkıyla kurduğunuz bağları çok daha organik ve gerçekçi kılıyor. Her karakterin arkasında keşfedilmeyi bekleyen bir hikaye yatıyor.
Elbette her güzel rüyanın kusurları da olabilir ve Starsand Island bu konuda istisna değil. Oyunun henüz Erken Erişim aşamasında olması sebebiyle zaman zaman teknik hatalarla karşılaşmanız mümkün. Bazı animasyonlarda takılmalar veya nesnelerin iç içe geçmesi gibi görsel buglar deneyimi anlık olarak bölebiliyor. Geliştirici ekip olan Seed Sparkle Lab, bu sorunları çözmek için güncellemeler hazırlasa da pürüzsüz bir deneyim bekleyenlerin biraz sabırlı olması gerekebilir.
Oyunun savaş mekanikleri, diğer sistemlere kıyasla biraz daha yüzeysel kalmış diyebiliriz. Zindanlarda karşınıza çıkan yaratıklarla savaşmak “iş görüyor” ancak bir aksiyon oyunu derinliği beklememek lazım. Savaş sistemi daha çok materyal toplama sürecinin bir parçası olarak tasarlanmış. Yine de sapan veya basit silahlarla düşmanları alt etmek, oyunun huzurlu yapısını çok fazla bozmuyor ve macera arayanlar için tatlı bir heyecan katıyor.
Performans açısından bakıldığında oyun güçlü bilgisayarlarda harika görünse de Steam Deck gibi taşınabilir cihazlarda ince ayar gerektirebiliyor. Varsayılan ayarlarda kare hızı düşüşleri yaşanabiliyor, bu yüzden akıcı bir oyun için grafik ayarlarını biraz kurcalamanız gerekebilir. Ancak oyunun sunduğu görsel şölen göz önüne alındığında, bu ufak teknik pürüzler çoğu oyuncu için göz ardı edilebilir detaylar olarak kalıyor.
Oyun döngüsü, oyuncuyu sürekli ödüllendiren ve sıkmayan bir yapıya sahip. Görevler ve meslekler arasındaki denge iyi kurulmuş, böylece kendinizi asla boşlukta hissetmiyorsunuz. “Grind” dediğimiz sürekli tekrar eden işler, Starsand Island dünyasında minimuma indirilmiş veya eğlenceli hale getirilmiş. Bir hedefe ulaşmak için saatlerce aynı taşı kırmak yerine, farklı aktivitelerle ilerleme kaydedebiliyorsunuz. Bu da oyunun temposunu her daim taze tutuyor.
Ses tasarımı ve müzikler, oyunun atmosferini tamamlayan en önemli unsurlardan. Arka planda çalan hafif ve melodik parçalar, sizi dinlendirirken aynı zamanda motive ediyor. Doğanın sesleri, kuş cıvıltıları ve okyanusun sesi, kulaklığınızı taktığınızda sizi gerçekten o adadaymışsınız gibi hissettiriyor. Müzikler asla baskın değil, aksine deneyimin doğal bir parçası gibi akıp gidiyor.
Stardew Valley gibi devlerle kıyaslandığında, Starsand Island verimlilikten çok estetiğe ve atmosfere odaklanıyor. Eğer her saniyenizi optimize etmeye çalışan bir oyuncuysanız, bu oyunun rahat temposu size başta yavaş gelebilir. Ancak amacınız günün yorgunluğunu atmak ve güzel manzaralar eşliğinde sanal bir hayat kurmaksa, bu oyun tam size göre. Türün diğer örneklerinden aldığı ilhamı kendi özgün sosuyla harmanlamayı başarmış.
Sonuç olarak Starsand Island, yaşam simülasyonu türüne taze bir soluk getiren, potansiyeli çok yüksek bir yapım. Erken Erişim sürecindeki teknik aksaklıklara rağmen sunduğu zengin içerik, derin özelleştirme seçenekleri ve büyüleyici dünyasıyla şans verilmeyi hak ediyor. Eğer hayalinizdeki o sıcak, samimi ve macera dolu ada hayatını yaşamak istiyorsanız, bavulunuzu hazırlayın; geminiz kalkmak üzere.





