Sleepy Castle Studio tarafından geliştirilen Escape from Ever After, video oyun dünyasında uzun süredir hissedilen büyük bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Oyunun türünü tanımlamak gerekirse, buna klasik Paper Mario serisinin manevi bir mirasçısı diyebiliriz. Sıra tabanlı RYO dinamiklerini macera elementleriyle harmanlayan yapım, kağıt estetiğine sahip görsel diliyle dikkat çekiyor. Eğer ki Paper Mario: The Thousand-Year Door gibi klasikleşmiş yapımları özlediyseniz, bu oyun tam olarak o damardan beslenmeyi hedefliyor. Hem nostaljik hissettiriyor hem de kendi modern dokunuşlarını eklemeyi deniyor. Peki, bunu başarabiliyor mu?

Oyunun temelinde Flynt Buckler isimli ana karakterimiz yer alıyor. Escape from Ever After, kahramanımızın ve rakibinin kendilerini bir anda masal kitaplarının içinde bulmasıyla başlıyor. Ancak burası bildiğimiz o masum peri masalı dünyalarından biraz farklı. Kurumsal bir şirket tarafından ele geçirilmiş ve ticarileştirilmiş masalların içinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Oyunu hiç bilmeyenler için özetlemek gerekirse; iki boyutlu kağıt karakterleri üç boyutlu bir dünyada yönettiğimiz, keşif ve savaş odaklı eğlenceli bir RPG deneyimi sizi bekliyor.

Görsel tasarım konusuna değinmeden geçmek bu oyuna haksızlık olur. Escape from Ever After, adeta yaşayan ve nefes alan bir resimli kitap gibi görünüyor. Karakterlerin kağıt gibi yassı olması ve üç boyutlu arka planlarla oluşturduğu kontrast harika duruyor. Renk paleti oldukça canlı ve her bir bölümün kendine has bir atmosferi var. Geliştirici ekip, sanat yönetimi konusunda dersine iyi çalışmış. Mekan tasarımları sadece göze hoş gelmekle kalmıyor, keşfetme isteğinizi de canlı tutuyor.

Hikaye anlatımı ise oyunun en güçlü kaslarından biri olarak öne çıkıyor. Senaryo yazımı sırasında mizah unsuru hiç elden bırakılmamış. Klasik masal ögeleriyle modern dünyanın kapitalist düzenini harmanlayan Escape from Ever After, yüzünüzde sık sık tebessüm oluşturmayı başarıyor. Diyaloglar oldukça zekice yazılmış ve karakterlerin birbirleriyle olan etkileşimleri çok doğal hissettiriyor. Escape from Ever After oyununun senaryo yazarları, dördüncü duvarı yıkan şakalar ve popüler kültür referanslarıyla hikayeyi yetişkinler için de ilgi çekici kılıyor.

Oynanış tarafında keşif mekanikleri oldukça tatmin edici bir yapıda sunuluyor. Bölümlerde ilerlerken sadece dümdüz koşup gitmiyorsunuz. Çevresel bulmacalar ve gizli alanlar oyunun her köşesine serpiştirilmiş durumda. Escape from Ever After, oyuncuyu meraklı olmaya ve etrafı kurcalamaya teşvik ediyor. Kağıt teması sadece görsel bir tercih değil, aynı zamanda bulmacaların çözümünde de rol oynayan bir mekanik. Dünyanın fiziksel kurallarıyla oynamak keyif veriyor.

Savaş sistemi ise oyunun kalbinin attığı yer diyebilirim. Sıra tabanlı savaşlarda sadece komut verip beklemiyorsunuz. Escape from Ever After, zamanlamaya dayalı tuş kombinasyonları ile sizi sürekli aksiyonun içinde tutuyor. Saldırı yaparken veya savunma yaparken doğru anda tuşa basmak, verdiğiniz hasarı artırıyor veya aldığınız hasarı azaltıyor. Bu yapı, sıra tabanlı oyunların bazen düşebildiği monotonluğu tamamen ortadan kaldırıyor. Her savaşta dikkatinizi toplamanız gerekiyor.

Savaşlarda stratejik derinlik sağlayan bir diğer unsur da rozet ve yetenek sistemi. Karakterinizi kendi oyun tarzınıza göre özelleştirebiliyorsunuz. Farklı rozetler takarak yeni pasif özellikler kazanmak veya özel saldırıları güçlendirmek mümkün. Escape from Ever After, oyuncuya farklı taktikler denemesi için geniş bir alan bırakıyor. Sadece güçlü vurmak her zaman yeterli olmuyor; düşmanların zayıf noktalarını analiz etmek ve doğru ekipmanı kullanmak hayati önem taşıyor.

Oyunun düşman çeşitliliği ve bölüm sonu canavarı tasarımları da övgüyü hak ediyor. Karşınıza çıkan her yeni düşman, masal dünyasının o çarpık yapısına uygun şekilde tasarlanmış. Escape from Ever After içerisindeki bölüm sonu canavarı savaşları, sadece can barını indirmekten ibaret değil. Her birinin kendine has bir mekaniği ve bulmaca benzeri bir çözüm yolu var. Bu durum, oyunun sonuna kadar heyecanın korunmasını sağlıyor ve tekrara düşme hissini engelliyor.

Müzikler ve ses tasarımı atmosferi tamamlayan en önemli parçalardan biri. Besteler, bulunduğunuz ortamın ruhuna mükemmel uyum sağlıyor. Bazen neşeli ve hareketli melodiler duyarken, bazen de daha gerilimli ve epik tınılarla karşılaşıyorsunuz. Escape from Ever After, işitsel anlamda da nostaljik RPG deneyimlerine saygı duruşunda bulunuyor. Ses efektleri, özellikle savaş sırasındaki vuruş hissini kuvvetlendirmek için çok yerinde kullanılmış.

Elbette her yapım gibi bu oyunun da bazı eleştirilecek yönleri mevcut. Oyunun temposu zaman zaman düşebiliyor. Özellikle bazı bölümlerde gereğinden fazla gidip gelme (backtracking) yapmanız gerekebiliyor. Escape from Ever After, dünyasını keşfetmenizi istese de, bazen aynı yollardan defalarca geçmek sabrınızı zorlayabilir. Ayrıca, platform ögeleri içeren kısımlarda kontrollerin hassasiyeti bazen keskin olmayabiliyor. Bu da nadiren de olsa can sıkıcı düşüşlere yol açabiliyor.

Bir diğer küçük eleştiri noktası da oyunun zorluk dengesiyle alakalı olabilir. Tecrübeli olan RPG oyuncuları için oyunun bazı kısımları biraz kolay gelebilir ama Escape from Ever After, sunduğu eğlenceli deneyimle bu açığı kapatmayı başarıyor. Oyunun hedefi sizi sinir krizine sokmak değil, keyifli bir macera yaşatmak. Yine de daha dişli bir mücadele arayan oyuncular için zorluk seçeneklerinin biraz daha çeşitli olmasını dilerdim ben.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, bu oyun türün hayranları için kaçırılmayacak bir fırsat. Sleepy Castle Studio, klasik formülü alıp üzerine kendi ruhunu katmayı başarmış. Escape from Ever After, hem görsel stili hem de eğlenceli hikayesiyle 2026 yılının en sempatik oyunlarından biri olmaya aday. Eğer masalların ters yüz edildiği, mizah dolu ve mekaniksel olarak sağlam bir RPG arıyorsanız, Flynt Buckler’ın macerasına kesinlikle ortak olmalısınız.

Escape from Ever After

7

Artılar

  • Canlı renk paleti ve kağıt estetiğinin oluşturduğu, yaşayan bir resimli kitabı andıran harika görsel atmosfer.
  • Klasik masal ögelerini modern dünya eleştirisiyle harmanlayan, mizah dozu yüksek ve zekice yazılmış senaryo.
  • Zamanlamaya dayalı tuş kombinasyonlarıyla oyuncuyu sürekli aktif tutan dinamik savaş sistemi.
  • Sadece hasar vermeye değil, mekanik çözmeye dayalı yaratıcı bölüm sonu canavarı savaşları.
  • Oyun tarzını kişiselleştirmeye olanak sağlayan derinlikli rozet ve yetenek sistemi.

Eksiler

  • Hikayenin bazı noktalarında temponun düşmesi ve oyuncuyu yoran geri gitme zorunluluğu.
  • Platform ögeleri içeren kısımlarda kontrollerin zaman zaman ihtiyaç duyulan hassasiyeti sağlayamaması.
  • Türün tecrübeli oyuncuları için varsayılan zorluk seviyesinin biraz düşük kalması.