Dwarves: Glory, Death and Loot dünyasına adım attığınızda, sizi karşılayan ilk şey kaosun ve stratejinin garip birleşimi oluyor. Oyun, temelinde roguelike unsurlar barındıran bir otomatik savaş (auto-battler) simülasyonu olarak tanımlanabilir. Amacınız, oluşturduğunuz cüce klanını yöneterek orkların istilasına karşı durmak ve mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalmak. Basit piksel grafiklerinin ardında, her kararınızın ölümcül sonuçlar doğurabileceği derin bir taktiksel yapı yatıyor.

Bu yapım, oynanış mekanikleri açısından son yılların popüler türlerinden biri olan otomatik savaş oyunlarına taze bir soluk getiriyor. Dwarves: Glory, Death and Loot oyununu oynarken, savaşlar sırasında karakterlerinizi doğrudan kontrol etmiyorsunuz; bunun yerine, savaş öncesinde yaptığınız hazırlıklar ve stratejiler sonucu belirliyor. Ekipman yönetimi, doğru pozisyon alma ve kaynak idaresi gibi unsurlar, Loop Hero gibi oyunları sevenlere tanıdık ve keyifli bir deneyim sunuyor.

Oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri, sunduğu esnek sınıf sistemi. Klasik rol yapma oyunlarının aksine, burada karakterlerin sınıfları sabit değil. Bir cüceye verdiğiniz ekipman, onun savaş alanındaki rolünü anında değiştiriyor. Eline ağır bir kalkan verirseniz dayanıklı bir şövalyeye, bir asa tutuşturursanız arkadan destek veren bir büyücüye dönüşüyor. Bu sistem, elinizdeki kısıtlı kaynaklarla sürekli doğaçlama yapmanızı gerektiriyor.

Görsel tasarımda tercih edilen piksel sanatı, oyunun kaotik doğasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Ekranda onlarca cüce ve ork birbirine girdiğinde, ortaya çıkan görüntü hem komik hem de vahşi bir hal alıyor. Savaş alanındaki efektlerin bolluğu bazen neyin ne olduğunu anlamayı zorlaştırsa da, bu karmaşa Dwarves: Glory, Death and Loot oyununun atmosferinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda efendim.

Her şeye rağmen bu sevimli görüntülerin sizi aldatmasına izin vermeyin; oyun affedici değil. Kalıcı ölüm mekaniği, yaptığınız her hatanın bedelini ağır ödetiyor. Çok uzun bir zaman boyunca eğittiğiniz ve en iyi ekipmanlarla donattığınız usta bir savaşçıyı kaybetmek, Dwarves: Glory, Death and Loot içerisindeki stratejinizi kökünden sarsabiliyor. Bu gerilim, her yeni savaşa başlarken kalbinizin biraz daha hızlı atmasına neden oluyor ve oyunun sürükleyiciliğini artırıyor.

Kaybettiğinizde her şeyin sona ermediğini bilmek ise oyuncuyu motive eden en büyük unsur. Roguelite türünün bir klasiği olarak, Dwarves: Glory, Death and Loot, size kalıcı ilerleme imkanı sunuyor. Ölen klanınızdan geriye kalan deneyim puanları ve ganimetlerle devasa bir yetenek ağacında geliştirmeler yapabiliyorsunuz. Bu sayede bir sonraki denemenizde daha güçlü, daha dayanıklı ve daha hazırlıklı bir şekilde orkların karşısına çıkabiliyorsunuz.

Oyunun ekonomisini yönetmek, en az savaşları kazanmak kadar büyük bir beceri gerektiriyor. Sınırlı altın kaynağınızı yeni cüceler kiralamak için mi, yoksa mağazayı yenileyip daha iyi ekipmanlar aramak için mi kullanacağınız kritik bir karar. Yanlış bir harcama, birkaç tur sonra karşınıza çıkacak güçlü bir bölüm sonu canavarı karşısında çaresiz kalmanıza neden olabiliyor.

Diziliş stratejisi, savaşların kaderini belirleyen gizli kahraman diyebilirim. Tankları ön saflara yerleştirip hasarı emmelerini sağlamak, okçuları ve büyücüleri ise arka hatta güvende tutmak temel kural gibi görünse de düşman çeşitliliği işleri karıştırıyor. Dwarves: Glory, Death and Loot içerisindeki bazı düşmanlar doğrudan arka saflara saldırabiliyor, bu da sizi sürekli olarak formasyonunuzu değiştirmeye ve yeni taktikler geliştirmeye zorluyor.

Oyunun eleştirilmesi gereken noktalarından biri ise zaman zaman tekrara düşebilmesi. Dwarves: Glory, Death and Loot, özellikle oyunun orta kısımlarında içerik çeşitliliği açısından biraz kısır döngüye girebiliyor. Sürekli benzer düşman tipleriyle karşılaşmak ve aynı stratejileri uygulamak zorunda kalmak, oyunun temposunu düşürebiliyor. İlerleyen aşamalarda daha fazla çeşitlilik görmek, oyunun ömrünü uzatabilirdi. Şu anki hali biraz zayıf.

Şans faktörü, bu tür oyunların doğasında olsa da bazen can sıkıcı seviyelere ulaşabiliyor. Harika bir strateji kurmuş olsanız bile, oyunun rastgele sayı üreteci (RNG) size kötü ekipmanlar veya imkansız düşman kombinasyonları sunduğunda yapacak pek bir şeyiniz kalmıyor. Bu durum, yetenekten ziyade şanssızlık yüzünden kaybettiğinizi hissettirebiliyor ve bazen haksız bir yenilgi tadı bırakıyor.

Ses tasarımı ve müzikler, oyunun retro havasını desteklese de çok akılda kalıcı olduklarını söylemek zor. Savaşın gürültüsü ve kılıç sesleri tatmin edici olsa da, arka planda çalan döngüsel müzikler uzun oyun seanslarında bir süre sonra yorucu olabiliyor. Yine de bu durum, oyunun sunduğu bağımlılık yapıcı oynanışın gölgesinde kalan küçük bir detay.

Sonuç olarak Dwarves: Glory, Death and Loot, strateji severler için hem eğlenceli hem de zorlayıcı bir deneyim sunuyor. “Sadece bir tur daha” diyerek saatin nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir yapıya sahip. Ufak tefek dengesizlikleri ve tekrara düşen yapısına rağmen, kendi cüce ordunuzu kurup zaferden zafere koşmanın verdiği haz, bu oyunu denemeye değer kılıyor.

Dwarves: Glory, Death and Loot

8

Artılar

  • Ekipmana dayalı esnek sınıf sistemi sayesinde anlık taktik değiştirebilme özgürlüğü.
  • Diziliş ve ekonomi yönetiminin savaşın kaderini belirlediği derin stratejik yapı.
  • Yenilgi sonrası bile devam etme isteği uyandıran, bağımlılık yapıcı oynanış döngüsü.
  • Kalıcı geliştirmeler ve yetenek ağacı ile oyuncuya sunulan tatmin edici ilerleme hissi.
  • Kaotik savaş atmosferini eğlenceli bir şekilde yansıtan piksel sanat tasarımı.

Eksiler

  • Oyunun orta kısımlarında düşman çeşitliliğinin azalmasıyla yapının tekrara düşmesi.
  • Rastgelelik (RNG) faktörünün bazen çok acımasız olup stratejinin önüne geçebilmesi.
  • Kalabalık savaş anlarında ekrandaki görsel karmaşanın takibi zorlaştırması.
  • Müziklerin ve ses efektlerinin uzun süreli oynanışlarda kendini tekrar ederek yorucu hale gelmesi.