Arknights: Endfield, mobil dünyada kule savunma türüyle büyük bir başarı yakalayan orijinal oyunun ardından, seriyi bambaşka bir boyuta taşıyan cesur bir adım olarak karşımıza çıkıyor. Gryphline tarafından geliştirilen bu yapım, ilk oyunun aksine 2D strateji sınırlarını aşıyor ve oyuncuları tamamen 3D bir dünyaya davet ediyor. Arknights: Endfield, gerçek zamanlı strateji elementlerini rol yapma oyunları ile birleştiren ve bunu yaparken fabrika kurma simülasyonlarını da işin içine katan hibrit bir yapıya sahip. Eğer daha önce Xenoblade Chronicles serisini oynadıysanız veya Factorio tarzı otomasyon oyunlarına ilginiz varsa, bu oyunun sunduğu karışım size oldukça tanıdık ve bir o kadar da taze gelecektir diye tahmin ediyorum.

Oyunun temel mekaniklerine baktığımızda, Arknights: Endfield, oyunculara Talos-II gezegenini keşfetme özgürlüğü sunan geniş alanlar vaat ediyor. Oyunu oynarken bir yandan dört kişilik bir ekibi yöneterek agresif yaratıklara karşı savaşıyor, diğer yandan ise haritanın çeşitli bölgelerine devasa endüstriyel tesisler kuruyorsunuz. Bu iki farklı türün birleşimi, oyunu standart anime tarzı aksiyon oyunlarından ayırıyor. Sadece kılıç sallayıp, büyü yaptığınız bir oyun beklemeyin; Arknights: Endfield içerisinde kaynak toplamak, enerji hatları çekmek ve üretimi otomatize etmek de düşman kesmek kadar hayati bir önem taşıyor efendim.

Hikaye tarafında ise kendimizi “Endministrator” olarak adlandırılan gizemli bir karakterin yerine geçmiş olarak buluyoruz. Endfield Industries adına çalışan bu karakterle birlikte, Talos-II gezegeninin tehlikeli ve bozulmuş doğasında hayatta kalmaya çalışıyoruz. Arknights: Endfield, serinin o bilindik karanlık ve politik atmosferini korumayı başarıyor. Hikaye anlatımı sırasında karşılaştığım diyaloglar ve dünyayı şekillendiren olaylar, evrenin derinliğini seven oyuncuları tatmin edecek düzeyde. Karakterlerin geçmişleri ve şirket içindeki entrikalar, Arknights: Endfield oyununun temposunu belirleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.

Görsel tasarım konusuna değinmeden geçmek imkansız; oyun, sanat yönetimiyle parlıyor. Arknights: Endfield, anime estetiğini gerçekçi çevre tasarımlarıyla harmanlayarak göz alıcı bir görsellik sunuyor. Karakter modellemeleri son derece detaylı ve her bir operatörün kendine has bir duruşu var. Özellikle yetenek kullanımları sırasındaki görsel efektler, ekranı bir renk cümbüşüne çeviriyor ama bu karmaşa sırasında bile aksiyonu takip etmek zorlaşmıyor. Arayüz ise oyunun endüstriyel temasına uygun olarak son derece modern, temiz ve işlevsel bir yapıda hazırlanmış.

Keşif hissi, oyunun en güçlü yanlarından biri olarak öne çıkıyor. Talos-II gezegeni, oyuncuya çizgisel bir koridorda ilerliyormuş hissi vermiyor; aksine geniş ve katmanlı haritalar sunuyor. Arknights: Endfield oyununu oynarken haritanın bir ucundan diğer ucuna zipline hatları kurabiliyor, kaynak taraması yapabiliyor ve gizli bölgeleri açığa çıkarabiliyorsunuz. Bu keşif süreci sadece manzara izlemek için değil, üssünüzü geliştirmek adına ihtiyaç duyduğunuz nadir materyalleri bulmak için de zorunlu kılınmış. Bu da oynanış döngüsünü sürekli canlı tutuyor.

Savaş sistemi, ilk bakışta basit bir aksiyon oyunu gibi görünse de derinlere indikçe stratejik yapısını belli ediyor. Dört karakterden oluşan ekibimizde sadece bir karakteri doğrudan kontrol ediyoruz, diğerleri ise yapay zeka tarafından yönetiliyor. Arknights: Endfield oyununun savaşlarında asıl olay, yeteneklerin bekleme sürelerini ve element etkileşimlerini doğru yönetmekte yatıyor. Oyunu durdurup, taktiksel emirler verebilme özelliği olmasa da karakterler arasında hızlı geçişler yaparak kombolar oluşturmak savaşın akışını tamamen değiştiriyor.

Düşman çeşitliliği ve savaş mekanikleri, oyuncuyu sürekli tetikte olmaya zorluyor Arknights: Endfield içerisinde. Özellikle de “Break” adı verilen mekanik, zırhlı düşmanların savunmasını kırmak için doğru zamanlamayı ve doğru elementi kullanmayı gerektiriyor. Arknights: Endfield, rastgele tuşlara basarak ilerleyebileceğiniz bir oyun değil. Hangi operatörün hangi düşmana karşı avantajlı olduğunu bilmek, zorlu bölüm sonu canavarı savaşlarında hayatta kalmanın anahtarı. Savaşların hissiyatı oldukça tok ve vuruş hissi tatmin edici düzeyde tasarlanmış.

Oyunun belki de en ayrıştırıcı noktası olan AIC (Automated Industry Complex) sistemi, yani üs kurma mekaniği, beklediğimden çok daha kapsamlı çıktı. Arknights: Endfield oyunu içinde kurduğunuz fabrikalar sadece kozmetik değil, karakter gelişimi için zorunlu birer parça. Sahadan topladığınız ham maddeleri işlemek, onları bantlar üzerinden taşıyarak nihai ürünlere dönüştürmek gerekiyor. Bir aksiyon oyununun ortasında kendinizi elektrik hatlarını optimize etmeye çalışırken bulmak gerçekten ilginç bir deneyim sunuyor.

Bu fabrika kurma sistemi, oyunun temposunu dengeleyen harika bir araç olmuş. Sürekli savaşmak yerine bazen durup üretim hattınızdaki bir tıkanıklığı çözmeye çalışıyorsunuz. Arknights: Endfield, bu yönüyle oyuncuya hem adrenalin dolu anlar hem de daha sakin, planlama gerektiren süreçler yaşatıyor. Üretim bantlarını arazi koşullarına göre yerleştirmek, enerjiyi verimli dağıtmak ve depoları yönetmek, oyunun stratejik derinliğini katbekat artırıyor.

Karakter gelişimi ve Gacha sistemi ise serinin hayranlarının alışık olduğu bir yapıda işliyor. Yeni operatörler ve silahlar elde etmek için oyunun şans tabanlı sistemini kullanıyorsunuz. Arknights: Endfield oyunu bünyesindeki her operatörün farklı bir sınıfı ve yetenek seti bulunuyor. Bu karakterleri geliştirmek içinse yine fabrika sisteminizden çıkan materyallere ihtiyaç duyuyorsunuz. Yani, savaş gücünüz, doğrudan endüstriyel başarınıza bağlı durumda. Bu birbirine bağlı sistemler, oyundaki her aktivitenin anlamlı hissettirmesini sağlıyor.

Oyunun dünyası ve atmosferi, teknik performansla birleştiğinde oldukça akıcı bir deneyim sunuyor. Oyun motoru, geniş alanları ve yoğun efektleri kaldırma konusunda oldukça başarılı. Arknights: Endfield oyununu oynarken ciddi bir kare hızı düşüşü veya oyun kıran hatalarla karşılaşmadım. Yükleme sürelerinin kısalığı ve bölgeler arası geçişlerin pürüzsüzlüğü, teknik ekibin optimizasyon konusunda iyi bir iş çıkardığını gösteriyor. Özellikle de PC platformunda kontrollerin klavye ve fareye uyarlanması konusunda da hassas davranılmış.

Müzik ve ses tasarımı, Hypergryph ekibinin her zamanki gibi iddialı olduğu konulardan biri. Arknights: Endfield, elektronik ve orkestral tınıları birleştiren muazzam bir oyun müziğine sahip. Savaş anlarında yükselen tempo, keşif sırasında yerini daha melankolik ve gizemli melodilere bırakıyor. Seslendirme sanatçılarının performansı karakterlere hayat verirken, çevresel sesler Talos-II’nin tekinsiz atmosferini tamamlıyor. İşitsel deneyim, görsel kaliteyle birleşince ortaya tam bir sanat eseri çıkıyor Arknights: Endfield içerisinde.

Elbette oyunun eleştirilmesi gereken bazı noktaları da mevcut. Özellikle üs kurma mekanikleri, türe uzak olan oyuncular için başlangıçta karmaşık ve yorucu gelebilir. Arknights: Endfield, her ne kadar öğretici bölümler barındırsa da, bazen neyi nereye bağlayacağınız konusunda sizi deneme yanılma yapmaya zorlayabiliyor. Ayrıca haritaların büyüklüğü, bazen görev noktaları arasında uzun süre boş boş koşmanıza neden olabiliyor, bu da temponun zaman zaman düşmesine yol açıyor.

Görev yapısı bazen kendini tekrar ediyormuş hissi uyandırabiliyor. Belirli bir bölgeye git, düşmanları temizle, oraya bir jeneratör kur ve geri dön döngüsü, uzun oyun seanslarında tekdüzeleşebiliyor. Ancak yine de Arknights: Endfield, sunduğu yeni düşman tipleri ve açılan yeni üretim teknolojileriyle bu tekdüzeliği kırmaya çalışıyor. Hikaye görevlerinin arasına serpiştirilmiş yan etkinlikler, bu tekrara düşme riskini bir nebze olsun azaltmayı başarıyor.

Oyunun, Gacha, yani karakter çıkarma sistemi, bazı oyuncular için caydırıcı olabilir. İlerlemek için belirli karakterlere zorunlu olmasanız da, daha güçlü ve çeşitli bir takıma sahip olmak için ya çok şanslı olmanız ya da ödeme yapmanız gerekebiliyor. Arknights: Endfield, oynaması ücretsiz bir yapım olarak bu ekonomik modeli benimsiyor. Neyse ki oyun, sadece para harcayanların kazanabileceği bir yapıdan ziyade, stratejinin ve takım uyumunun ön planda olduğu bir denge sunuyor. Bu yüzden uzun vadede oyuna para vermek zorunda değilsiniz gibi duruyor.

Sonuç olarak Arknights: Endfield, riskli bir tür karışımını başarıyla hayata geçiren, kaliteli ve derinlikli bir yapım olmuş. Hem ARPG severlere hem de strateji ve yönetim tutkunlarına hitap etmeyi başarıyor. Mükemmel sanat yönetimi, derin oynanış mekanikleri ve ilgi çekici dünyasıyla, sadece Arknights serisinin hayranlarının değil, tüm oyuncuların denemesi gereken bir tecrübe. Ufak tefek kusurları olsa da, Talos-II’nin gizemli dünyasında endüstriyel bir imparatorluk kurmak ve bu sırada destansı savaşlara girmek kesinlikle zaman ayırmaya değer.

Arknights: Endfield

9

Artılar

  • ARPG ve fabrika simülasyonunu birleştiren özgün ve hibrit oyun yapısı.
  • Göz alıcı sanat yönetimi, detaylı karakter modellemeleri ve temiz arayüz tasarımı.
  • Stratejik derinliğe sahip, element etkileşimlerine dayalı ve vuruş hissi tatmin edici savaş sistemi.
  • Hypergryph kalitesini yansıtan, atmosferi güçlendiren muazzam müzikler ve ses tasarımı.
  • Keşif hissini canlı tutan, çizgisel olmayan, geniş ve katmanlı harita tasarımları.
  • PC platformunda akıcı performans sunan başarılı teknik optimizasyon.

Eksiler

  • Detaylı fabrika kurma mekaniklerinin, türe uzak oyuncular için başlangıçta karmaşık ve yorucu gelebilmesi.
  • Haritaların büyüklüğü nedeniyle görev noktaları arasındaki ulaşımın zaman zaman oyunun temposunu düşürmesi.
  • Görev döngüsünün (savaş, kaynak topla, inşa et) uzun oyun seanslarında tekrara düşebilmesi.
  • Karakter elde etme sisteminin şansa dayalı “Gacha” yapısında pahalı olması.

Etiketler: