Tailside: Cozy Cafe Sim, adından da anlaşılacağı üzere oyuncuları stresten uzaklaştırmayı hedefleyen sakin bir kafe işletme simülasyonu. Bu yapımda amacınız, ormanın derinliklerinde sevimli hayvan müşterilerinize hizmet veren ufak ve huzurlu bir kafeyi yönetmek. Oyunun temel yapısı, karmaşık stratejiler veya zamanla yarışılan gergin anlar yerine, tamamen rahatlamaya dayalı bir ritim üzerine kurulmuş. Eğer daha önce Coffee Talk veya Animal Crossing gibi oyunların sakinleştirici atmosferinden keyif aldıysanız, bu yapım size tanıdık gelecektir.
Oyunun oynanış mekanikleri, klasik restoran yönetim oyunlarından biraz farklılaşarak işin içine kart tabanlı bir sistem ekliyor. Müşterileriniz kafeye gelip spesifik kahve veya çay siparişleri verdiğinde, bu siparişleri hazırlamak için elinizdeki kart destesini kullanıyorsunuz. Her bir kart, su, kahve çekirdeği, süt veya çeşitli aromalar gibi farklı bir malzemeyi temsil ediyor. Bu kartları doğru sırayla birleştirerek istenilen içeceği hazırlıyor ve müşteriye sunuyorsunuz.
Görsel açıdan Tailside: Cozy Cafe Sim, pastel tonların ve yumuşak renk paletlerinin hakim olduğu izometrik bir sanat tasarımı sunuyor. Karakter tasarımları ve çevre detayları, yormayan ve gözü dinlendiren bir estetiğe sahip. Özellikle kafeye gelen tilki, ayı veya tavşan gibi hayvan karakterlerin çizimleri oldukça sevimli ve oyunun cozy, yani huzurlu yapısını görsel olarak mükemmel bir şekilde destekliyor. Atmosfer, görsel olarak tam da beklediğiniz o sıcaklığı size veriyor.
Ancak mekaniklere derinlemesine baktığınızda, oyunun mobil yapıt köklerini fazlasıyla hissettirdiği görülüyor. Malzeme temini sistemi, genellikle mobil oyunlarda gördüğümüz gacha mekaniğine benzer bir yapıyla çalışıyor. Yeni malzemeler veya tarifler elde etmek için oyun içi parayla (gerçek para değil) paketler açmanız gerekiyor ve bu paketlerden ne çıkacağı tamamen şansa bağlı oluyor. Bu durum, stratejik planlamadan ziyade rastgeleliğe dayalı bir ilerleme hissi yaratıyor.
Oyunun ilerleyişi ve döngüsü oldukça basit bir yapıda olduğu için, bir süre sonra kendini tekrar etmeye başladığını söylemem gerekiyor. Başlangıçta kahve hazırlamak ve müşterilere sunmak keyifli gelse de, oyunun sunduğu zorluk seviyesinin çok düşük olması heyecanı azaltabiliyor. Müşteriler sabırlı, zaman kısıtlaması yok ve hata yapmanın ciddi bir cezası bulunmuyor. Bu durum tam bir rahatlama arayanlar için harika olsa da, meydan okuma arayanlar için sıkıcı olabilir.
Tailside: Cozy Cafe Sim içerisindeki özelleştirme seçenekleri, kafesini kişiselleştirmek isteyen oyuncular için belli bir seviyede çeşitlilik sunuyor. Kazandığınız paralarla yeni mobilyalar alabilir, duvar kağıtlarını değiştirebilir ve mekanı kendi zevkinize göre dekore edebilirsiniz. Ancak dekorasyon seçeneklerinin de oynanışa derin bir etkisi bulunmuyor; bu değişiklikler tamamen kozmetik amaçlı yapılıyor ve oyunun ekonomisine veya müşteri akışına bir katkı sağlamıyor.
Tailside: Cozy Cafe Sim oyununun müzikleri ve ses tasarımı, lo-fi türünde rahatlatıcı ritimlerden oluşuyor ve bu da oyunun genel havasıyla büyük bir uyum içinde. Kahve makinesinin sesi, bardağa dökülen sıvının şırıltısı ve arka plandaki hafif melodi, oyuncuyu meditatif bir ruh haline sokmayı başarıyor. Ses efektleri abartıdan uzak ve minimalist bir yaklaşımla tasarlanmış, bu da uzun süreli oyun seanslarında bile kulak tırmalamayan bir deneyim sunuyor.
Eleştirilmesi gereken bir diğer nokta ise oyunun PC platformuna uyarlanırken arayüzünün yeterince optimize edilmemiş olmasıdır. Menüler ve kontroller, fare ve klavye ikilisinden ziyade dokunmatik ekranlar için tasarlanmış gibi hissettiriyor. Kartları sürükleyip bırakmak veya menüler arasında geçiş yapmak bazen hantal olabiliyor. Bu durum oyunun genel akıcılığını bozmasa da, PC oyuncuları için alışılması gereken bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Oyunun içeriği ve derinliği konusunda, unutulabilir bir deneyim olma riski taşıyor. Oyunun sunduğu hikaye unsurları oldukça zayıf ve karakterlerle kurduğunuz etkileşimler yüzeysel kalıyor. Müşteriler sadece sipariş veren ve bahşiş bırakan figürler olarak kalıyor; onların hikayelerini öğrenmek veya onlarla bağ kurmak gibi bir derinlik ne yazık ki oyunda mevcut değil.
Tailside: Cozy Cafe Sim, malzeme toplama ve tarif geliştirme konusunda oyuncuyu sürekli bir döngüde tutmaya çalışıyor. Ancak bu döngü, bir süre sonra sadece daha fazla para kazanıp daha fazla rastgele malzeme paketi açmaya dönüşüyor. Oyunun grind olarak tabir edilen bu tekrar eden yapısı, kısa oyun seanslarında fark edilmese de, uzun oturuşlarda monoton bir yapı sunuyor.
Tüm bu eksikliklerine rağmen Tailside: Cozy Cafe Sim, kafa dağıtmak ve hiçbir şey düşünmeden zaman geçirmek isteyenler için uygun bir seçenek olabilir. Özellikle zorlu bir günün ardından, başarısız olma ihtimalinizin olmadığı bir dünyada sanal kahveler hazırlamak terapötik bir etki yaratabilir. Oyunun iddiası büyük bir simülasyon olmak değil, sadece oyuncuya huzurlu bir alan sağlamak ve bunu da büyük ölçüde başarıyor.
Sonuç olarak Tailside: Cozy Cafe Sim, türün meraklıları için kısa vadeli ve tatlı bir deneyim sunsa da, uzun vadede derinlik arayan oyuncuları tatmin etmekte zorlanabilir. Görsel tarzı ve müzikleriyle kalbinizi ısıtacak olsa da, sığ oynanış mekanikleri ve tekrar eden yapısı nedeniyle bir klasik olmaktan uzak kalıyor. Eğer beklentiniz sadece sevimli hayvanlara kahve yapmak ve rahatlamaksa Tailside: Cozy Cafe Sim oyununa bir şans verebilirsiniz.





