Breathedge 2 yapıtını ilk oyunla karşılaştığımızda uzayda koli bandıyla mekik tamir etmenin ne kadar garip ama bir o kadar da keyifli olabileceğini gördük. RedRuins Softworks ve HypeTrain Digital imzası taşıyan bu oyun, selefinin izinden giderek sıfır yerçekimli uzay ortamında geçen birinci şahıs açık dünya hayatta kalma ve zanaat macerasını karşımıza çıkarıyor.
Subnautica oyununda olduğu gibi oksijen tüpünüze gözünüz gibi bakıp derinlikleri keşfettiğiniz, ancak atmosferini buram buram absürt bir mizahla dolduran bir yapıyla karşılaşıyoruz. İlk oyunu oynamamış olsanız bile hiç yabancılık çekmiyorsunuz; geliştiriciler hikayeyi hem yeni başlayanların hem de serinin kıdemli oyuncularının eşit derecede kafasını karıştıracak tatlı bir mizahla kurgulamış.
Oyundaki temel yaşamsal döngü, güvenli sığınağınız olan ve raylar üzerinde hareket eden tren uzay geminizden dışarı adım atmanızla başlıyor. Dışarıdaki enkaz alanlarına ve uzay istasyonlarına süzülürken sadece oksijen seviyenizi değil, aynı zamanda sıcaklık, açlık, susuzluk, yorgunluk, kondisyon ve hatta enfeksiyon/hastalık göstergelerini aynı anda yönetiyorsunuz.
Dinlenmek için treninize dönüp uyuduğunuzda bile vücudunuz yemek ve su tüketmeye devam ediyor; bu yüzden aç karına uyumamak büyük önem taşıyor. Neyse ki bu Breathedge 2 oyununda başlangıç oksijen kapasitesi ilk oyuna kıyasla biraz daha yüksek tutuluyor. Ayrıca keşif gezilerinde buz tutmuş meteorları ısıtıp erittikçe ortaya çıkan oksijen solucanları yuvalar kurarak derin uzayda geri dönmeden nefes alabileceğiniz alanlar sunuyor.
Hikaye tarafında ana karakterimiz Adama (Man / Muzhik) ve uzay giysisinin içine yerleştirilmiş geveze yapay zeka Sui eşlik ediyor. Breathedge şirketinin Coffinbot adını verdiği tabut robotlardan oluşan ordusuyla galaktik bir savaş başlatması üzerine kahramanlarımız bu planları yanlışlıkla bozuyor ve bir anda hedef tahtasına oturuyor. Üstelik kendi müttefiklerimizin bile bize saldırdığı bu kaosun ortasında gizemli uzay giysisiyle Babe ve ölümsüz tavuk yeniden sahnede beliriyor.
Ancak erkenden belirteyim, ölümsüz tavuk ortalıkta dolansa da şu anki erken erişim sürümünde onunla doğrudan etkileşime geçemiyorsunuz. Karakter seslendirmeleri oldukça başarılı kurgulansa da yapay zeka Sui bazen oksijen krizinin ortasında bile susmak bilmeyerek sabrınızı zorluyor. Breathedge 2 oyununun bu Erken Erişim sürümündeki bazı seslendirmenlerin değiştiğini fark eden sadık oyuncular bulunsa da genel ses işçiliği canlılığını koruyor.
Geliştiriciler ilk oyundaki devasa ama boş uzay boşluklarını küçülterek çok daha yoğun, sırlarla ve görevlerle dolu bir harita tasarlamış. Nesnelerle etkileşim ve kaynak toplamak artık çok daha elle tutulur bir his sunuyor; panelleri söküyor, kutuları parçalıyor, buzları eritiyor ve engelleri kesiyorsunuz. Giysinizde bulunan geliştirilebilir robotik kol ağır enkazları kaldırmanıza ve eşyaları sabitlemenize yardım ediyor.
Zanaat sisteminde ana aletleriniz (levye gibi) kırılmıyor; bunun yerine aletlere taktığınız modüller aşınıyor ve bunları yıpranmadan değiştirebiliyorsunuz. Kıyafet tarafında ise soğuk ve radyasyona karşı koruma sağlayan mukavva veya yalıtım odaklı zırh parçalarını birleştirip set bonusları elde ediyorsunuz. Ancak bu zırhlar zamanla eskidiği için sürekli yenilemeniz gerekiyor.
Her şey güllük gülistanlık geçmiyor elbet; oyunun mekanik tarafında ciddi tıkanmalar ve can sıkan detaylar göze çarpıyor. Örneğin, plastik parçası gibi kritik malzemelerin aşırı nadir bulunması ve koli bandıyla sarılı boruların içinde kilitli kalması tam bir kısır döngü yaratıyor: plastiği elde etmek için kesme aleti yapmanız gerekiyor ama kesme aleti yapmak için de plastiğe ihtiyaç duyuyorsunuz. Üstelik mavi koli bantlarının mavi uzay fonu önünde kaybolması ve kaynakların yenilenmemesi arama sürecini bazen çileye dönüştürüyor Breathedge 2 içerisinde.
Kırma aletini kullanırken fareye basılı tutmak yerine sürekli tıklamak zorunda kalmak veya eşya yerleştirirken küçük etkileşim kutularıyla uğraşmak akıcılığı baltalıyor. Breathedge 2 oyununun dövüş mekanikleri ise ne yazık ki ikincil planda kalıyor; Coffinbot ordusuna karşı yapılan yakın dövüşler ağırlıksız ve havada kalan bir his veriyor.
Görsel tasarım ve atmosfer açısından Breathedge 2 son derece başarılı bir tablo çiziyor. Üç boyutlu sıfır yerçekimli enkaz alanlarında yolunuzu bulmak başlangıçta kafa karıştırıcı gelse de etraftaki detay zenginliği keşif hissini canlı tutuyor. Oyundaki mizah anlayışı petrol fiyatlarından karantina dönemi şakalarına kadar uzanan meta göndermelerle dolup taşıyor.
İngiliz anahtarını dinozor gibi oynattığımız anlar, South Park tarzı ses tonu değişimleri ve anime mekiği bölümü gibi detaylar yüzünüzde tebessüm oluşturuyor. Bununla birlikte ilk sektörde sürekli dönen radyo müziği bir süre sonra tekrara düşüp kulak tırmalayabiliyor.
Breathedge 2 oyununun erken erişim sürümünün performans ve optimizasyon tarafı şaşırtıcı derecede sağlam duruyor. Tek başınıza oynarken neredeyse hiçbir çökme veya büyük kare hızı düşüşü yaşamıyorsunuz. Şu anda sunulan ilk hikaye bölümü yaklaşık 4 ila 10 saatlik bir oynanış içeriği sağlıyor. Geliştirici ekibin 16 ile 20 ay arasında tamamlamayı hedeflediği yol haritasında küçük uçan araçlar, karada giden taşıtlar, kişisel uzay gemisi, ışınlanma sistemi, üs inşası ve gezegen yüzeyi keşifleri yer alıyor. Çok oyunculu modun bulunmadığını ve tamamen tek kişilik bir deneyim sunulduğunu da eklemek gerekiyor.
Toparlamak gerekirse, Breathedge 2, ilk oyunun sunduğu absürt komedi ile zorlu hayatta kalma formülünü daha rafine ve içerik olarak zengin bir altyapıya taşıyor. Zanaat sistemindeki bazı hantal detaylar, kaynak dengesizlikleri ve sığ dövüş mekanikleri şu aşamada göze çarpsa da geliştirici ekibin vizyonu ve oyunun sunduğu eğlenceli atmosfer geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Tamamlanmış bir hikaye ve devasa bir evren arıyorsanız güncelleme sürecini bekleyebilirsiniz; ancak uzayda sürüklenirken absürt şakalar eşliğinde koli bandıyla hayatta kalma fikri sizi heyecanlandırıyorsa bu erken erişim yolculuğuna şimdiden şans verebilirsiniz.





