Kanunları uygulamak için Eski Detroit’in sert sokaklarına RoboCop: Rogue City isimli yeni video oyunu ile gidiyoruz ve bu acımasız şehrin ihtiyaç duyduğu kahraman olmaya çalışıyoruz. RoboCop isimli film serisinin ikinci ve üçüncü yapıtları arasında geçen bu oyunda, adından da tahmin edebileceğiniz üzere ikonik RoboCop olarak bilinen ve Peter Weller kişisinin canlandırdığı Alex Murphy karakterinin yerine geçiyoruz ve maceramız kısa bir süre içerisinde başlıyor.

RoboCop: Rogue City içerisinde sunulan macera, kendi başına anlatılan bağımsız bir hikâye olduğu için filmlerin içeriğine ihtiyaç duymayacaksınız ama o filmleri bilmek ve izlemek, başrol oyuncusunun mücadelesini daha iyi anlamanıza yardımcı olacağı kesin. Hikaye, gerçekte kiminle karşı karşıya olduğunuzu anlamak için “slow burn” tarzında anlatılıyor. Ayrıca, sadece bu döneme ait olabilecek o gülünç seviyede üst düzey aksiyon, anlatım ve tarza da sahip oyun/hikaye.

Biraz önce de dediğim gibi RoboCop: Rogue City, yavaş bir şekilde başlıyor, sokaklarda tankla geziyor ve ele geçirilen bir yayın merkezine saldırıyorsunuz. Bu deneyimin dünyasını ve tarzını sunmada etkili bir rol oynuyor bence. Oradan itibaren çeşitli yerlerde tekrar eden bazı bölümler boyunca ilerliyorsunuz. Oyun, hikayesi boyunca kesinlikle artık günümüzde retro hissettirmeye yaklaşmış olan aksiyondan vazgeçmiyor. Klasik bir FPS oyunu oynuyormuşsunuz, o oyunun hikayesini deneyimliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

RoboCop: Rogue City içerisinde eğer isterseniz daha küçük yan görevler yapabileceğiniz ve hatta isterseniz park cezaları dağıtarak yasaları uygulayabileceğiniz bazı hafif açık dünya elementleri de mevcut. Bunların hepsi oldukça eğlenceli ve zamanınızı en iyi şekilde doldurmak için ekstra eğlence sağlıyor. Özellikle de ana hikayeden biraz mola almak, dinlenmek istediğiniz zaman bu yan içeriklere birkaç dakika ayırmak, yaşadığınız deneyimi biraz da olsa tazeliyor.

RoboCop: Rogue City

RoboCop: Rogue City, can sıkıcı bazı noktalara sahip

RoboCop: Rogue City ile sunulan ana hikaye; bazı çılgın anlar, karakterlerin motivasyonlarına derin bakışlar ve yol boyunca iyi sürprizler sunuyor. Çok doğrusal olmalarına rağmen iyi ve çeşitli bölümlere de sahip. Biraz önce de dediğim gibi bu oyun, klasik FPS tipi video oyunlarını örnek alıyor ve filmlerin de geçtiği o döneme selam çakıyor. Yani, burada günümüzün modern FPS tipi yapıtlarındaki gibi bir deneyim arıyorsanız, yanlış adrese gelmiş olabilirsiniz.

RoboCop: Rogue City içerisindeki görevler sırasında büyük ölçüde doğrusal alanlarda hareket ediyorsunuz ve bazı serbest bölümler sırasında dar, hafif açık dünya ortamları var. Amacınızın ne olduğu açık ve bazen etrafınıza bakarsanız kullanabileceğiniz bazı ekstra şeyler de bulabilirsiniz. Zaten bu ekstra şeylere de biraz da olsa önem göstermeniz gerekiyor. Sadece başarımlar veya kupalar için değil, o ekstralar aslında oyundan alacağınız zevki etkileyebiliyor.

Tabanca çipi yükseltmelerinize göz kulak olmanızı şiddetle tavsiye ederim, aksi takdirde oyun garip bir şekilde yorucu olabilir. RoboCop: Rogue City içerisinde biraz sorunlu başka bir yön de var ve bu da performansla ilgili. Aslında, günümüzde Unreal Engine 5 ile desteklenen çoğu video oyununda olduğu gibi bu oyun da özellikle bütçesi düşünüldüğünde çarpıcı görsellere sahip. Buna karşılık, PlayStation 5 üzerindeki iki performans/grafik modunda da bazı performans düşüşleri mevcut.

PlayStation 5 için iki seçenek sunuyor RoboCop: Rogue City ve her ikisi de daha düşük bir çözünürlükten geçici bir yükseltme ile elde edilen dinamik bir 1440p sunuyor. Modlardan bir tanesi 60 FPS değerini hedefliyor, diğeri ise 30 FPS ile idare etmeye çalışıyor. Unreal Engine 5 içerisindeki Lumen teknolojisi burada da ışın izleme efekti olarak kullanılıyor. Görüntü kalitesi aslında yüksek kaliteli doku ortamları ve film tarzına çok etkili bir şekilde uyan bir dünya ile oldukça harika.

RoboCop: Rogue City

Kendinizi gerçekten RoboCop gibi hissediyorsunuz

RoboCop olarak gördüğünüz vahşi doku kaplamaları zaman zaman etkileyici olabiliyor ve RoboCop: Rogue City yapıtının yıkıcı yönleri de fena değil. Özellikle de tatmin edici kafa vuruşlarıyla patlattığınız insanlar gibi dünya da sizin varlığınız nedeniyle parçalanabilir. Bunun alt yapısını oluşturan sınırlı ama etkili bir silah cephaneliğiniz var ve ayrıca eşyaları veya insanları da düşmanlarınıza doğru fırlatabiliyorsunuz ki bu da eğlenceli anlar oluşturabiliyor.

RoboCop: Rogue City, kesinlikle eğlenceli bir video oyunu ve kopyalamayı amaçladığı döneme mükemmel bir şekilde uyuyor. Oyun ile harika zamanlar geçirebilmek mümkün. Bazı performans sorunları var ve hikaye sağlam olsa da akıllara durgunluk verecek türden değil. Oyun kesinlikle çok spesifik bir kesimi tatmin edebilecek bir yapıya sahip ve bunu genellikle karakter ve genel atmosferi ile veriyor. Oyunun bazı güzel sürprizleri ve ilginç anları da var.

Asıl önemli olan, kesinlikle yavaş hareket eden bir tank gibi hissetmeniz, temelde tüm garip dönemine özgü ihtişamıyla RoboCop olmanız. Yol boyunca düşmanları eritmeniz, çevreyi yok etmeniz ve aynı zamanda gerçekten bir polis memuru olabilmeniz tatmin edici. Bu güzel bir denge. Dünya, doğrusal yollar ve tekrar eden sahnelerle biraz basit kalıyor ne yazık ki. RoboCop: Rogue City oyununun tökezlediği noktalardan bir tanesi de ne yazık ki oydu.

Bazı garip zorluk noktaları var ama çoğunlukla RoboCop: Rogue City yapıtından memnun kaldığımı belirtebiliim. Oyun ile iyi vakit geçirdim ve tatmin edici bir macera yaşadığımı düşünüyorum. Zayıf noktalara ince ayar yaptıkları ve gerçekten üst düzey harika bir şey sunabilecekleri bir devam oyununu çok isterim. Özellikle de RoboCop filmlerin hayranıysanız, bu karaktere yazılmış bir aşk mektubu gibi görünüyor ve Peter Weller kişisinin rolünü yeniden canlandırabilmesi harikaydı.

RoboCop: Rogue City
Olumlu
RoboCop filmlerine olan bağı her açıdan kusursuz.
Kendinizi gerçekten RoboCop gibi hissedebiliyorsunuz.
Sizi geçmişe götürebilecek kaliteli, FPS temelli bir oynanış mevcut.
Sesler, seslendirmeler ve müzikler gayet güzel; görsellik fena değil.
Olumsuz
Hikayesi tempo problemlerine sahip ve zaman zaman çok sıkıcı.
Can sıkıcı performans problemleri ve oyun içi hataları mevcut.
FPS türü ele alındığında orijinallikten yoksun bir yapıya sahip.
7

Etiketler:

Yazar Hakkında

Kaan Gezer

Kurucu

Video oyunlarını ve müzik bestelemeyi seven bir kişi.

Tüm yazıları göster